"SUSMA HAKKIMI KULLANIYORUM!" DEMEK, NE DEMEK YAHU !?
Dünya medyası "Jeffri Epstein" ahlâksızlık davası ile çalkalanıyor!.. ABD Adalet Bakanlığı izniyle, bu davayla ilgili tam '3 Milyon Belge' serbest bırakıldı ve dünya bir kere daha bunlarla sarsıldı... Ancak, daha yayımlanmamış ve 'Turpun Büyüğü Heybede" durumda da pek çok görüntülü ve sesli belgeler olduğu biliniyor, şimdilik bunlar yayımlanmadı...
Jeffri Epstein'in eski sevgilisi olan, küçük yaştaki kızlara zenginlere pazarlamaya hazırlayan bir ahlâksız kadın daha vardı, adı "Ghislaine Maxwell !.." O da yargılanmış, 2021 yılında suçlu bulunmuş ve 20 yıl hapse mahkûm olmuş, hâlâ hapiste yatıyordu!.. 09 Şubat 2026 günü ABD Senatörleri tarafından sorgulanacaktı... Ancak bu ahlâksız kadın çıkıp; "Ben Anayasamızdaki 5. Madde uyarınca 'Susma Hakkımı' kullanacağım, Başkan Trump beni affedene kadar da, hiçbir sorunuza cevap vermeyeceğim" dedi, iyi mi ?
Peki, kimdir bu kadın? Yayımlanan haber şöyleydi: "Epstein'in ölümünün ardından gözler önceki kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'e çevrildi. Maxwell, Temmuz 2020'de ABD'nin New Hampshire eyaletinde bulunan malikhanesinde tutuklandı. Epstein'in çocuklara yönelik istismarına yardım ettiği, reşit olmayan kurbanları bulup onları istismara hazırladığı iddia ediliyordu. Aralık 2021'de New York'ta jüri, Maxwell'i altı suçlamanın beşinden suçlu buldu. Bu suçlamalar arasında en ciddisi "seks için reşit olmayanların kaçakçılığını yapmak" idi...
20 yıl hapis cezası aldı. Bu da 60 yaşındaki Maxwell'in ömrünün geri kalanını parmaklıklar ardında geçireceği anlamına geliyor. Oxford üniversitesi mezunu Maxwell'in, Epstein'i Bill Clinton ve Prens Andrew dahil olmak üzere pek çok varlıklı ve güçlü arkadaşıyla tanıştırdığı söyleniyor. Arkadaşları, Maxwell ve Epstein'in romantik ilişkisinin yalnızca birkaç yıl sürmesine rağmen Maxwell'in uzun süre daha onunla çalışmaya devam ettiğini belirtiyorlar."
İşte böyle bir suçlu kadın, ABD Anayasası'nda bulunan 5. Maddeye göre 'Susma Hakkı' kullanacakmış ve kullandı da... Yahu, suçlu da olsa, tabii ki insanların bazı hakları olacaktır; Yaşama hakkı, tedavi hakkı, hapiste okuma ve yazma hakkı gibi... Sizleri bilemem, ama bendeniz ihtiyar dallama yazarınız olarak; işlenen suçları herkesten gizleme ve susma hakkı olduğuna inanmıyorum!.. Madem bu haltları işledin, maden bu kadar insana birçok zarar verdin, bunu kulaklarını sallaya sallaya anlatacaksın kardeşim!.. Birileri bu hakkı Anayasalara koydular diye, senin yedin bohları kimseden gizleme hakkın ve selahiyetin olamaz kardeşim!.. Hadi gidin bunu da halka sorun bakalım; bu '5. Maddeyi' herkes kaldırmak isteyecektir, göreceksiniz!..
Zaman zaman bizde de oluyor; bazı insanlarımızın kafasının tası attığı günlerde bağırıyorlar; "Şu idam cezası geri gelsin, bir daha bu suçları işleyecekler mi, görün bakalım!" diyorlar... Örneğin; terörist başı APO'nun asılması konusunda meydanlarda halkın üzerine sayın Devlet Bahçeli de 'İP' atmıştı, yıllar sonra da İYİ Parti lideri sayın Musavvat Dervişoğlu bu ipi sayın Bahçeli'ye hediye göndermişti, hatırladınız mı?
İlahi be idamlık insanlar; siz bu 'Susma Haklarınızı' küçücük kızları aldatıp, onların hayatlarını kararttığınız zamanlarda düşünüp de, elin zengin ve sapık ayılarına peşkeş çekerken kullansaydınız ya !? Haklarınız şimdi mi aklınıza geldi !? Hayır kardeşim, böyle bir hak ve sığınma maddesi yoktur ve olamaz da !..
Yazımızı Almanya'dan gelen fıkra gibi bir DHA Haberi ile bitirelim:
Cinsel saldırı, kardeşlerin DNA testiyle ortaya çıktı: 'Sizin babanız, aslında dedenizdi !..' Almanya'da yaşayan Zonguldaklı 4 kardeş, 3 yıl önce ölen annelerinin ardından kendilerine yıllarca şiddet uygulayan Celalettin G.'nin (69) gerçek babaları olmadığını hem Almanya'da hem Türkiye'de yaptıkları DNA testi ile öğrendi. 13 yıl önce ölen dedeleri Selahattin G.'nin babaları olduğundan şüphelenen kardeşler, mahkemeye başvurarak soybağının belirlenmesi için dava açtı... (03.01.2026.) Sakin KOŞAR...