‘UTANMAZLIĞIN’ BİR SINIRI VE SONU VAR MI ACABA !?

 


Örsan Öymen, 22 Haziran günkü Cumhuriyet’teki köşe yazısında aynen şöyle diyordu: “Mutlak Butlan ile göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu bütün bunları yaparken, kendisini bir ‘mali müfettiş’ ve ‘ahlak zabıtası’ yerine koymaktadır! Adaletten, hukuktan, erdemden yoksunluğun en büyük ahlaksızlık olduğu gerçeğini görmezden gelen Kılıçdaroğlu, üstlendiği ‘mali müfettişlik’ ve ‘ahlâk zabıtalığı’ misyonunu da doğru dürüst bir biçimde gerçekleştirememektedir, bu misyonu da çelişkiler ve tutarsızlıklar içinde yürütmektedir...

Erdoğan yıllar önce, Kılıçdaroğlu için; ‘CHP’nin Müdürü’ ifadesini kullanmıştı. Şu anda ise Kılıçdaroğlu, masumiyet karinesi ilkesini yok sayan ‘CHP’nin Müfettişi’ konumuna geçmiştir. Bu süreçte parti üyelerinin büyük çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nu ‘Hain’ olarak nitelendirmektedirler, meydanlarda ‘Hain Kemal’ biçiminde sloganlar atmaktadırlar…

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde yaşanmamış bir olayı, hem CHP’ye ve hem de Türkiye’ye yaşatmaktadır. Kılıçdaroğlu’nun bunun hesabını hem tarihin, hem de hukukun önünde vermesi kaçınılmazdır” diyordu…

Sözcü TV programına çıkınca, ‘Milletvekili Dokunulmazlığının Kaldırılması’ konusunda hâlâ aynı fikirde olup olmadığı soruldu? K.K. da, hâlâ aynı fikirde olduğunu söyledi… Halbuki birçok milletvekili, Bay Kemal’in iktidara bu desteği yüzünden hâlâ hapisteler!.. Merhum Sırrı Süreyya Önder’in kızı geçende çıkıp; “Merhum Babam, Bay Kemal’in bu ısrarı yüzünden dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra hapse atılmış, bütün hastalıkları da o hapishanede yakalanmıştı!.. Biz aile olarak Bay Kemal’i asla affetmiyoruz, ömrümüz boyunca da ona beddualar okuyarak yaşayacağız!” dedi…

Selahattin Demirtaş da onun yüzünden hâlâ hapiste, bu yasa için pişman olmadığını söyleyip, malûm aracıları vasıtasıyla da, hapishanede Selahattin Demirtaş’ı ziyaret edeceğini söylemiş, iyi mi? Hani var ya; ben Demirtaş’ın yerinde olsam, bu adamı asla kabul etmem ama, bakalım sayın Demirtaş ne diyecek, umut ve merakla bekliyoruz efendim…

Yine aynı programda bir ‘poşette para’ iddiası vardı, haberini şöyle yaptılar: “Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'para dolu poşet' iddiasını yandaş medya da yalanladı: 'Ne poşet var ne de tutanak!..' Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir televizyon programında CHP'li vekillere yönelik; "Meclis'te 250 bin Dolar poşet içinde unutuldu ve tutanak tutuldu" iddiasına iktidara yakın medyadan da yalanlama geldi… 'Mutlak Butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı Sözcü TV yayınında CHP'li vekillere yönelik öne sürdüğü "Meclis'te 250 bin Dolar poşet içinde unutuldu ve tutanak tutuldu" iddiası, iktidara yakınlığıyla bilinen Hürriyet'in yazarı Fatih Çekirge tarafından yalanlandı…”

Bu adam hakkındaki ‘sesli, belgeli ve görüntülü’ bütün haberleri okudunuz değil mi? O’nun yenide siz olsanız ne yapardınız acaba? Adamın yüzüne tükürseniz, “Çok Şükür Yağmur Yağıyor Yahu” diyebilecek kadar utanmaz bir yüze sahip!.. Ressam Hamza Saykan, 2021 yılında CHP’ye hediye ettiği eserleri ve saatini; “Ben eserlerimin, Kılıçdaroğlu gibi biriyle aynı yerde durmasını istemiyorum, utanıyorum!..” diyerek, eserlerini Genel Merkezden alıp gitti… Bari bu hareketten bile biraz utandı mı acaba o K.K., haa !?      Sakin KOŞAR…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI