Biz Şimdi Hangi 'Ahmet Davutoğlu'na İnanacağız !?

 

          Biz Şimdi Hangi 'Ahmet Davutoğlu'na İnanacağız !?

Bereketli Anadolu topraklarının 13. Yüzyılda yetiştirdiği büyük düşünür ve şairlerimizden Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin çok ünlü bir sözü vardır: "Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün!" diye, hatırladınız mı?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları sonrası sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulunarak; "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na kadar ulusal yas ilan edilmeli, 23 Nisan ile ilgili bütün kutlamalar ve resepsiyonlar iptal edilmeli" diyen Ahmet Davutoğlu'ndan "23 Nisan" mesajı geldi, iyi mi?..

23.04.2026 tarihinde aynı Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı... Davutoğlu, Gazi Meclis'in önemine dikkat çekerek, Urfa'da yaralanan ve Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden öğretmen ile öğrencileri de andı...

Davutoğlu yaptığı açıklamada; "23 Nisan, gelecek demektir... Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!.. Milli iradenin tecelli ettiği yer olan Gazi Meclisimiz ebediyen var olsun. Bu vesileyle bir kez daha; Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizi rahmetle anıyor, ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum" ifadesini kullandı... Bunları şimdi mi hatırlayabildiniz Beyefendi !?

Sizleri bilemem, ama bendeniz bu büyüğümüzün açıklamaları karşısında fizîken tam ortadan ikiye ayrılmış vaziyetteyim: Naçiz vücudumun bir yarısı, daha iki gün önce bütün '23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın kutlanmasını her yerde 'yasaklanmasını' hem Cumhurbaşkanından ve hem de TBMM Başkanından isteyen GP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu tarafını tutarken, diğer yarısı ise; tam 23 Nisan günü herkesin bu bayramını yürekten kutlayan aynı Ahmet Davutoğlu tarafını tutuyor!.. Şimdi ben ne halt etmeliyim bre dostlar, hangisinden yana olmalıyım !?

Bu büyüğümüze sağından bakıyorum; uzun yıllar Milletvekilliği yapmış, Başbakan olmuş, iktidar partisinin Genel Başkanı olmuş birinin; 'varolma sebebi olan' bu 106 yıllık Gazi Meclis olduğunu görüyorum!.. Solundan bakıyorum; aynı kişinin numara yaptığını, aslında oralara hiç yakışmadığını, hemen de bu siyaset işinden elini-ayağını derhal çekip, kendisini buralara gönderen o karalık köşelere çekilmesi gerektiğini düşünüyorum? Şimdi söyler misiniz, bu 'İhtiyar Dallama Emekli Kulunuz' ne yapsın, hangi yanındaki adama güvensin ve arkasından gitsin, haa !?

Yahu, yıllarca eğitim görmüş, doktor-doçent-profesör olmuş, milletin olurunu alarak Milletvekili, partisinin büyüklerinin takdirini kazanıp da Bakan-Genel Başkan-Başbakan olmuş birinin, ağzından çıkanı kulağının duyması, söylediği bir sözün arkasında ebediyyen durması gerekmez mi? İki gün önce söylediği sözleri yutup -ya da bin pişman olarak- iki gün sonra bunun tam tersini yapmak, bu yaşa gelmiş kişilere hiç yakışıyor mu? Mevlâna'nın dediği gibi; "Ya olduğu gibi görünüp, ya göründüğü gibi olması" gerekmez miydi?

İnsan böyle siyasetçilere bakarak, ülkenin bu hallere neden geldiğini anlıyor değil mi? Sizleri bilemem, ama ben vergisini hiç eksiksiz veren bir Türk vatandaşı olarak, bu gibilerin siyaseten aldıkları maaşlarını hiç de hat etmediklerini düşünüyor, kendilerine hiçbir hakkımı helâl etmiyorum!.. Düşsünler artık böyleleri yakamızdan, yeter!..                     Sakin KOŞAR...

YAZARIN DİĞER YAZILARI