GÜNÜMÜZ İNSANLARINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL !?

---Bildiğiniz gibi, bir TV kanalında sayın Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu her Perşembe günü, ülkenin her yerinden arayan insanlarımızın sorduğu dinî konulara yanıtlar verip, onları aydınlatıyor ya? Geçtiğimiz günlerde Erzincan'dan dul bir bayan aradı ve şu soruyu sordu: "Efendim, ben beş vakit namazını geçirmeyen inançlı bir Müslümanım... İki defa evlendim ve eşlerimin ikisi de rahmetli oldular, bir daha evlenmedim... Her iki eşimle de çok iyi geçiniyorduk... Ancak ben de ileride öldüğüm zaman, bu eşlerimden hangisi ile birlikte olacağım?" diye sordu...

Prof. Hatipoğlu ilk anda ne diyeceğini bilemedi, alnına terler bastı... İşim gereği ben burada programı terk ettim ve izleyemedim, o kadına ne yanıt verdiğini duyamadım... Ancak, ilerleyen günlerde bu konu sosyal medyaya düşmüş, orada futboldan anlayan bir büyüğümüz, sorunun cevabını şöyle veriyordu: "Bu konularda, önce 'uzatma dakikaları' oynanır; beraberlik yine bozulmazsa, 'penaltı atışlarına' geçilir, en çok gol atan koca, orada da bu eşiyle beraber olur!.." diyordu... Peki, bu durum sizce de uygun mu acaba?

---"Milli ve yerli enerji hamlemizle 10 milyarlarca dolar dışarı verdiğimiz paranın şu an terörden temizlediğimiz Gabar Dağı'nda günlük 80.000 varilin üzerinde günlük gravitesi yüksek petrol arzıyla ve doğalgaz 710 milyar metreküp doğalgazımızın hanelerimize ulaşmasıyla ve hakikaten bu konudaki kaynakların ortaya çıkmasıyla dışarıya gidecek bütün o meblağın bütçenin devletimizin cebinde kalarak, başta emeklilerimiz olmak üzere bütün toplum kesimlerine refah seviyesini artırıcı, refah farkı olarak bunları onlara ulaştırıcı bir misyonu, bir fonksiyonu da icra edeceğiz inşallah..." (03 Şubat 2026...) Bu sözler kime ait biliyor musunuz? İktidar partisi Gurup Başkanvekili sayın Av. Muhammed Emin Akbaşoğlu'na ait... Sizi gidi hınzır emekliler sizi; peşin parayı görünce nasıl da gülüyorsunuz değil mi, ha?

---Sosyal medyada siz de rastladınız mı bilmem; günümüz Trollerinden bir kadın, tıpkı Karadeniz fıkralardaki 'Fadime' gibi soruyordu: "Eyy Özgür Özel, sen 2024 yerel seçimleri öncesi, Antalya B. B. Adayı olmak isteyen Muhittin Böcek'ten tam '20 Milyon Dolar' aldın mı, almadın mı!?" diyordu... Ulan 'Fadime' kılıklı kadın, sen hiç ömründe bırak 20 Milyon Doları da, sadece '100 Bin Doları... Bir Milyon Doları' hiç bir arada gördün mü!? Bu meblağın, Türk Lirası ile kaç liraya tekabül ettiğini hiç hesapladın mı?

Bu 20 Milyon Doları rüşvet verecek kadar parası olan bir adam, niye başkasının partisine gidip de, yalvararak bir İlin adaylığını ister ki? Kendisi bir parti kurar, bu ülkede iktidara gelmeye çalışır be kadın!.. Günümüzde, eline bir cep telefonu geçiren her akılsız, kendini 'Fenomen-Trol-Bilge' zannetmeye başladı!.. Artık o uzun saçınız ve kısa akıllarınızla, biraz da hesap-kitap yapmasını öğreniniz, olur mu? Başkasının gazıyla da, birilerini aptalca suçlamayınız!?

---Peyami Safa ne diyordu: "Bir milleti yok etmek istiyorsanız eğer, illâ ki orayı askerî olarak istilâ etmeniz gerekmiyor!.. Onlara tarihlerini unutturmak, dillerini bozmak, dinlerinden soğutmak ve dolayısıyla manevî değerlerini, ahlâkını bozmak ve soysuzlaştırmak kâfidir!.." 

---ABD Başkanı Donald Trump ikinci defa seçildiğinde ne diyordu: "Ben dünyaya barışı getireceğim!.. Ben Nobel Barış Ödülü'nü alacağım, ben Cennet'e gideceğim!.." diyordu değil mi? Peki, ne yaptı? Önce İran'ı bombaladı, sonra Venezuela Cumhurbaşkanını kaçırdı, sonra da çıkıp; "Kanada benim 51. Eyaletim olacak... Grönland bizim olacak... Panama Kanalı bizimdir" dedi değil mi? Bu insanları anladınız mı peki !?            Sakin KOŞAR...

YAZARIN DİĞER YAZILARI