ŞU BİTMEZ TÜKENMEZ "BAYRAM İKRAMİYELERİ" HABERLERİ !?
TGRT Haberi aynen şöyle verilmişti: "Açlık sınırının altında aylıklara mahkûm edilen milyonlarca emekli, geçim derdine çare olur umuduyla bayram ikramiyesi bekliyor. Ancak yüksek enflasyon ortamında, emekliye yapılacak artıştan çok haberi yapılıyor. Bu kez ikramiyelere Bin ile 2 Bin liralık artış yapılabileceği, ancak bunun da Erdoğan'ın isteği ve imzası ile mümkün olacağı ifade edildi...
Milyonlarca emekli, Ocak ayı maaş zammının ardından gözünü Ramazan Bayramı ikramiyelerine çevirdi. Şu an 4 Bin TL olarak ödenen ikramiyeler için Ankara kulislerinde 5 Bin ila 5 Bin 500 lira olabileceği konuşuluyor... Emekli aylığı için SGK'dan düzenleme istendi... SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın aktardığı bilgilere göre; ekonomi yönetiminin 5 bin TL önerisine karşılık, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inisiyatifiyle, bu rakamın 6 bin TL'ye kadar çıkabilir" dedi...
Bir değil, iki değil, beş değil; her yıl Bayram zamanı geldiğinde, bu milletin başka yapacak ve düşünecek daha önemli işleri yokmuş gibi, günlerce bütün haber kanallarında bu lüzumsuz haberler günlerce nakarat halinde verilip duruyor!.. İnanın, bunlardan bıktık-usandık artık!.. Alt tarafı, çocukların bile beğenmediği bir para miktarı üzerinde koca koca insanlar lâf üretip, vaktimizi alıp duruyorlar!.. Zaten bir bataklık içinde olan biz emeklilere 'Bin - 2 Bin Lira' zam verilse ne olacak, verilmese ne olacak!? Bizim hangi derdimize ilâç olacak bu para!? Kredi kartı borçlarına mı yetecek, ev kirasını mı ödeyecek, elektrik-su-doğalgaz faturalarını mı ödeyecek; yeter artık yahu !..
Gelişmiş tüm ülkelerde bu işler böyle bazı kişilerin inisiyatifine-keyfine mi bırakılıyor !? Devlet dediğin, yerleşik bir sistem içinde, ekonomik gelişmelerin ışığında uzmanlarca bir rakam belirler, her yıl kimselere sormadan bu zamlar gerekliyse yapılır!.. Çıkıp da devletin SGK'sı; "Biz şu kadar zam belirledik ammaaa, belki sayın büyüklerimiz insafa gelirler de bu miktarı arttırabilirler?" demek nedir kardeşim !? Ciddi devlet sistemlerinde böyle bir şey asla yoktur ve olamaz da !..
Geçen günlerde Yüce Meclis kürsüsünde Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili sayın Av. Sera Kadıgil bir konuşma yaptı, bu anlatmak istediklerimizin tümü bu sözlerin içindeydi!.. İsteyen Meclis arşivine girerek bu konuşmanın tam metnini görebilir... Av. Sera Kadıgil dedi ki; "65 yaşına gelen Hâkimler zorunlu emekli yapılıyor... 70 yaşındaki bir vatandaş evini satmak isterse, kendisinden Heyet Raporu isteniyor!.. Ama biz, 71 yaşındaki sayın Erdoğan'ın ve 76 yaşındaki sayın Bahçeli'nin tek imzalarıyla halka ait ormanları, madenleri, fabrikaları satıyorlar!.." dedi...
Neyse... Bugün de yazımızın sonuna geldik, bir fıkrayla bitirelim:
---Bu Meret Eniştemize Hiç Benzemez!?
Bir gün TV programındaki sohbette ünlü 'Domates Güzeli - Ayşen Gruda' anlatıyordu: "Durakta yeşil ışığın yanmasını bekliyorduk, orta yaşlı bir kadın hiç ışığa bakmadan yola yürüdü... Acı bir frenle duran minibüs şoförü camı açıp, bu kadına aynen şöyle bağırdı: 'Bak teyze, bu meret senin kocan olan Enişteme hiç benzemez; seni altına aldı mı, sadece sarıp-sarmalayıp-sevip de bırakmaz, sonunda herkesi öldürür!..' dedi, durakta bekleyen herkes gülmekten yerlere yatmıştı..." dedi, stüdyoda da ortalık bir anda yıkıldı, gülüşmeler havada uçuşmuştu...
Şimdi bazılarınız çıkıp; "Günün konusuyla bu fıkra uymadı ya?" diyebilirler... Size de hiç yaranılmıyor yani, ben daha ne yazayım yahu; uysa da yazdım, uymasa da yazdım işte... Sakin KOŞAR...