TRUMP'IN ELLERİ HİÇ BOŞ DURMUYOR Kİ !?


Herhalde hatırlıyorsunuzdur; İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'yı '26 Nisan 2026' Salı günü ABD Başkanı Donald Trump ve Eşi Melania tarafından Beyaz Saray önünde resmî törenle karşılanmıştı... İngilizler, yüzyıllardır sürdürdükleri "Kraliyet Ailesine Çok Katı Saygılarıyla" ünlüdürler ve bu konuda hiç kimseye taviz de vermezler: Bu karşılaşmalarda sadece eller sıkılır, hafif eğilerek selâm verilir, Kral ve Kraliçe'den herkes mesafeli durur... Tokalaştıktan sonra kol-omuz-ense sıkmak, sırtını sıvazlamak, sarılmak, öpüşmek yoktur!..

Ancak Donald Trump, İran Savaşı yüzünden kendilerine yardımcı olmayan İngiliz Hükümetine demediğini koymamıştı: Avrupa'ya bir daha yardımcı olmayacağını, NATO'dan çıkmak istediğini, ABD desteği olmadan zaten NATO'nun bir 'Kâğıttan Kaplan' olduğunu söyleyip durmuştu... Bu ziyaret İran Savaşı'ndan çok önceleri mi kararlaştırılmıştı bilmiyorum ama; belki de İngiliz Kraliyet Ailesi bu durumu eski günlere çevirmek üzere ABD'yi ziyaret ediyordu belki?

Beyaz Saray önünde bugüne kadar hiç alışık olmadığımız kadar askerî ve sivil kalabalık, tören kıtaları, sayısız basın mensubu avluyu doldurmuştu... Başkan Trump ve zarif Eşi Melania, resmi arabayla gelen Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla'yı yol kenarında ayakta bekleyerek karşıladılar... Başkan Trump, Kral'ın elini sıktıktan sonra, hep alışık olduğu üzere kolunu da sıktı, omuzunu yepişledi ve yanaklarından öptü... Bu durumu İngiliz basını hemen eleştirip, Başkan Trump'ın yine saygı kurallarını ihlâl ettiğini, bu adamın hiçbir kural ve geleneğe saygısı olmadığını filân yazdılar, TV programlarında eleştirip, alay ettiler!..

Bu adam niye böyle? Çünkü Başkan Trump'ta bir 'Devlet Adamlığı' terbiyesi ve ciddiyeti yok!.. Hayatı boyunca kitap okumamış, tiyatroya filân gitmemiş, sanat etkinliklerine katılmamış, tarihi bilmiyor; hayatını sürekli para kazanmaya, inşaatlara adamış, tam üç kez evlenmiş, 'uçkuru gevşek' olduğu için yemediği nane kalmamış, sonunda da parasının gücü sayesinde Başkan seçilmiş, sadece kendini beğenen, kazma yapılı, her şeyi gücüyle halleden, saygının sınırlarını bilmeyen bir siyasetçi!.. Hangi makama getirirseniz getirin, bu adamı hizaya getirmek mümkün mü? Temeli bozuk olunca, üzerindeki yapının mükemmel ve düzgün olması mümkün mü? Hiç eğri cetvelin doğru çizgisi olur mu? Elinizdeki malzeme buysa, ABD halkı da bunu ikinci defa seçtiyse; bu işte oranın halkının da hiç suçu-günahı yok mu !?

Kaç defa yazdım, okuyucularım da bilirler; Amerika Kıtası keşfedildikten sonra, Avrupalılar oraya götürmek ve yerleştirmek, oranın yerlisi olan 'Kızılderilileri' katlettirmek için, hapishanelerinde ne kadar ölüme mahkûm katil, soyguncu, hırsız ve tecavüzcü varsa, Amerika'ya gitme karşılığında serbest bırakılacaklarını söylediler, bu halkın ilk ataları hep bu tür insanlardı işte!.. Bunlardan sağlıklı bir toplum olmalarını beklemek, hayalden öte bir şey değildir!.. Geçenlerde gazeteci Yılmaz Özdil de yazmıştı; Donald Trump'ın dedeleri de 'Kerhane' işleten atalarıymış, bundan ne beklersiniz ki!?

 Şu İran Savaşı'nda yaptıklarına da bir bakınız: Senin ülken dünyanın öbür yüzünde, binlerce kilometre uzaktan geliyorsun, burada 'İsrail' gibi bir uyduruk devlet peyda edip, onun haklarını koruduğunu savunuyorsun!.. Senin ne hakkın var Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alıp da, oradan kimseyi geçirmeme hakkını sen nereden buluyorsun!? Burada bir karış sınırın yok, tarihi bir geçmişin yok, bu devletlerle kan bağın yok, ne işin var senin buralarda!? Bunun adına 'Eşkıyalıktan' başka ne denir ki !?

Eyy Avrupa'nın kendini beğenmiş, 'Demokrasi-İnsan Hakları-Hukuk' deyince mangalda kül bırakmayan insanları; siz bugünlerde Kral III. Charles'a yaptığı saygısızlıkla uğraşacağınıza, mazlum Ortadoğu insanlarının hak ve hukukları ile uğraşsanıza!..               Sakin KOŞAR...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI