BİZ BU DÜNYADA KİME GÜVENECEĞİZ ARTIK !?

 

            BİZ BU DÜNYADA KİME GÜVENECEĞİZ ARTIK !?

2026-Eylül ayında patlayan ve bütün cerahatiyle önümüze serilen “Fon Skandalı” tartışmaları hem yurt içinde ve hem de yurt dışında tartışılıp duruyor!.. Bugün de bu tartışmaya Norveç Devleti girdi!.. Bu skandalda, onların da ‘2 Milyar Norveç Kronu’ yani “9,9 Milyar TL” zarar ettikleri açıklandı… Zaten bizdeki ‘FON zedelerin’ sayısının ‘500 Bini’ geçtiği açıklanmıştı…

Bunlar şimdilik bildiklerimiz, ya bize söylenmeyen ve daha bilmediklerimiz neler ver acaba? Koca ülke yöneticileri sus-pus oldular, en çok malı götürenlerden ‘82 kişinin’ isimleri hâlâ açıklanmadı!.. Hepsinin de iktidar partisi mensupları ve onların atadıkları üst düzey bürokratlar olduğu söyleniyor!.. Böyle hukuk devleti olur mu !? Yasalarımıza göre ‘Suç’ işleyen herkes bunun cezasını tarafsız olarak çekmedikçe, bundan sonra bu ülkenin hali nice olur !?

Bakınız, ünlü gazetecimiz sayın Deniz Zeyrek, 23 Ekim 2026 Cuma günü Nefes Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle diyordu: “… Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şey, işte o ‘GÜVEN’ duygusu… En çok da vekâlet verdiğimiz siyasetçilere, ülkeyi yönetenlere... Hakkımızı hukukumuzu emanet ettiğimiz yargıçlara… Dişimizle tırnağımızla kazandığımız paranın vergisini ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını emanet ettiğimiz ekonomi yönetimine...” diyordu…

Bu sözlerinin altına hepimiz imzalarımızı atarız değil mi? Böyle bir skandal hangi demokratik bir ülkede patlasa, baştaki iktidar hâlâ orada oturabilir miydi? Çok daha basit konulardan ötürü şu Fransa’nın, Belçika’nın, İspanya’nın, İtalya ve Arnavutluk’un hallerini görüyor musunuz? Bir an önce şu Fon Skandalı suçlularını ortaya çıkarınız, milletin zararını ödeyiniz,  -Allah göstermesin- yarın bizim halkın da sokağa inmeyeceğini kim garanti edebilir ki !?

Bizim çok ünlü bir Atasözümüz vardır; “Ya devlet başa, ya Kuzgun leşe!” diye… Devlet başa: İşin sonunda yönetim/iktidar ele geçirilir, başarıya ulaşılır ya da büyük bir varlık/makam elde edilir…

Kuzgun leşe: Başarı sağlanamazsa ölüm, mahvoluş veya her şeyin kaybedilmesi kaçınılmaz olur… (Kuzgun; leş yiyen bir Karga türüne denir.)

Biz Türkler, bugüne kadar tam 16 devlet kurmuşuz, ’17. Türk Devleti’ de , Kurtuluş Savaşımız sonrası Mustafa Kemal Atatürk ve Silâh Arkadaşlarıyla kurdukları bu “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olmuştur… Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun sol üstündeki 16 yıldız tarihteki 16 büyük Türk devletini, ortadaki büyük güneş ise Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeler…

Biz elimizdeki bu son devletimizi gözümüz gibi korumalı, bu son varlığımızı ölümüne savunmalıyız!.. Bu işte en çok dikkat göstermesi gerekenler de, başımızdaki devlet ve iktidar yöneticileridir!.. Onların hata yapma şansları ve lüksleri yoktur!.. Madem laik bir hukuk devletiyiz, madem Cumhuriyetle yönetiliyoruz, madem kendimizi demokratik ülkeler içinde sayıyoruz; o zaman da bu yönetimi beceremeyen gider, halkın seçtiği yenileri yerlerine gelir!.. Butlancı ‘Bay Kemal’in yanıldığı konu gibi, seçimden asla kaçılmaz!.. Ne diyordu Bay Kemal; “Böyle karışık bir ortamda erken seçime mi gidilir?” diyordu değil mi? Bir muhalefet partili bunu nasıl söyler? Tam aksine; ülkeyi bu karışıklıktan kurtarmanın tek yolu, halkın tercihleri ile yeni bir seçim ve yeni yöneticilerdir, Nokta…                        Sakin KOŞAR…

YAZARIN DİĞER YAZILARI