TDK Türkçe Sözlüğüne göre Vatan demek; "Bir ulusun bağımsız ve egemen olarak üzerinde yaşadığı yeryüzü parçası ve onun havası ile karasularına Vatan denir... Bir kimsenin doğup büyüdüğü; bir milletin hâkim olarak üzerinde yaşadığı, barındığı, gerekirse uğrunda canını vereceği toprak... Bir kimsenin yerleştiği yere de vatan denir. Genel izahta, Vatan ile Yurt aynı anlamdadır..."
Ancak, bütün dünyadaki genel tarifi böyle olsa da, biz Türkler için 'Vatan' ise çok manidar, çok ayrı ve çok daha derin anlamlar ifade eder!.. Bakınız, çok yakın tarihlerde Irak'ta, Afganistan'da, Libya-Suriye-Venezuela'da çok ilginç olaylar yaşandı... Kimisinin liderleri öldürüldü, kimisinin vatanı işgal edildi, kiminin de Devlet Başkanı ve Eşi uykusundayken birer kuş gibi alınıp kaçırıldı!.. Oranın ulusları da bir 'Vatanın' üzerinde yaşıyorlardı, ne yaptılar? Ölümüne vatanlarını savunacakları yerde, kendilerine saldıran güce itaat etmeyi yeğlediler!.. Bunu bizim vatanımız ve milletimizde görebilir misiniz!? Asla!..
Bizim insanımız ve 'Vatan' algımız çok farklıdır, kimselere benzemez! Kanımızın son damlasına kadar savaşır, gerekirse bu uğurda şehit ve gazi olur, yine de hiçbir güce teslim olmayız!.. Zati bunu 'Yedi Düvelin' güçlü ve işgalci ülkeleri de çok acı tecrübeleriyle çok iyi bilirler!.. Herkese örnek olan 'Kurtuluş Savaşımız' da bunun en bariz kanıtıdır!..
Peki, biz neden böyleyiz!? Size bunu birkaç örnek haberle anlatmak isterim:
---Ordu İlimizin Korgan İlçesinde bir vatandaşımızın, tam 25 yıldır ceviz ve fındık kırmak için kullandığı tokmağın, aslında çalışır durumdaki bir 'El Bombası' olduğu ortaya çıktı. Adam yıllarca el bombasıyla ceviz kırarken, hiç farkında olmadan büyük bir tehlike altında yaşamış, iyi mi? Milletimizden böyle insanlar, dünyada başka nerede yaşayabilir ki ?
---CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, son yıllarda sürünen 'Emekliler' için 24 Ekim 2025 günü; "Emekliler ülkemizde çok uzun yaşadığı için çok az maaş alıyorlar" diyen SGK Başkanı Raci Kaya'ya çok ağır cevap verdi ve dedi ki; "Anlayışa bakar mısınız? Emekli nasıl yaşıyor haberin var mı? Ne yapacaksınız vatandaşın yaşamına da mı sınır koyacaksınız? Saçmalamayın da işinizi yapın! Çözüm bulun, yapamıyorsanız görevinizi bırakın! Emekliyi zaten ölmeden süründürüyorsunuz." dedi... 17 Ocak 2026 günü de, AKP'nin doktor olan Uşak Vekili İsmail Güneş de aynı şeyleri Gazi Meclis'te söyledi...
Yani biz emekliler biraz uzun yaşadığımız için mi bütçede para yok, sayın SGK Başkanı Beyefendi!? Size göre her emekli hemen gebermeli ve bu devlet bütçesine zarar vermeden gitmeli, öyle mi!? Hay hay Beyefendi emriniz olur!? Bundan sonra bizler emekliye ayrıldıktan sonra "üç gün yatak, dördüncü gün toprak" diyerek öteki dünyaya göçeriz gari hiç merak etmeyiniz, yeter ki sizler koltuklarınızda rahat oturabiliniz!.. Çünkü biz bu vatanımızı hepinizden çok seviyoruz!.. Ancak küçük bir ayrıntı var; bizler size hakkımızı asla helâl etmeden gideceğiz, ha bunu da biliniz, e mi !?
---Son günlerde peş peşe "Sarraf-Kuyumcu" dolandırıcıları haberleri geliyor!.. Bankalara 'kasa ücreti' ödememek, evdeki altınlarını hırsızlardan ve aile yakınlarından korumak için, bir de 'kısa gün zammı' kazanmak için, aziz milletimiz bütün altınlarını götürüp de bunlara teslim ediyorlar!.. İyi de. Sizin altın teslim ettikleriniz kimler? Devlet kurumu mu, polis mi, resmi evraklı banka kasaları mı bunlar? Allah'ın 'Sarı Çizmeli Memet Ağalarına' ziynetinizi teslim ederseniz, sonuçlarına da böyle katlanırsınız tabii... İngiltere, Almanya, İsviçre gibi ülkelerde böyle şeyler görebilir misiniz? Hayır!.. Onlar kimselere güvenmezler çünkü, hepsi 'sağlamcı' insanlardır!.. Bu durum sadece bize özgü işlerdir!..
İşte bizler bu ülkemizi bunun için seviyoruz, uğruna canımızı veriyoruz ya!.. Yukarıda anlattıklarımı başka hiçbir yerde göremezsiniz, bunlar sadece bize özgü davranışlardır ve bizler zati sırf bunun için, 'gurur gibi bir şey' duyarak yaşıyoruz ya?..