Fethiye’de Kabul Edilemez Cinayet ve İntihar !?

Basına yansıyan haber aynen şöyleydi: “Fethiye İlçemizde yufka imal eden bir iş yerinde baba ile iki çocuğu ölü olarak bulunurken, ölüm nedenlerinin yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi… (15.09.2026…)

Olay, saat 08.30 sıralarında Yeni Mahalle Adnan Menderes Bulvarı'ndaki bir iş yerinde meydana geldi. Güngör ailesine ulaşamayan yakınları, polise haber verdi. Bunun üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, iş yerinin kapısını zorlayarak içeri girdiler...

Ekipler, iş yeri sahibi Ergün Güngör'ü pencere demirlerine asılı halde, çocukları Hatice (10) ve Hüseyin Güngör'ü (6)  ise yataklarında hareketsiz halde buldular... Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Ergün Güngör ile çocukları Hatice ve Hüseyin Güngör'ün hayatını kaybettiği belirlendi. Olayın ardından durum Cumhuriyet Savcısına bildirildi...

Savcının talimatıyla olay yerinde inceleme başlatılırken, baba ve çocuklarının kesin ölüm nedenlerinin yapılacak otopsi ve adli incelemelerin ardından belirleneceği öğrenildi. Eşiyle boşanma arifesinde olan babanın, cinnet getirerek bu katliamı yaptığı düşünülüyor, olaya ilişkin soruşturması sürüyor?”

Bu kaçıncı aile faciası, bu kaçıncı çocuk katliamı, bu kaçıncı çağ dışı ilkellik, bu kaçıncı geleceğimizi karartacak ebeveyn şiddeti !? Yeter ama yahu !.. Yüce Meclisimizdeki 600 Milletvekilimize defalarca çağrı yaptık, istirham ettik, yalvardık, dedik ki; “Artık şu ceza yasalarını önünüze koyunuz, ülkenin ünlü hukukçularıyla birlikte, özellikle ‘Çocuklara, Kadınlara ve Hayvanlara’ karşı işlenen suçların cezalarını arttırın, bu suça meyilli olabilecek sorunlu insanların bir sağlık eğitimine tabi tutma mecburiyetini getiriniz!” dedik…

Bu işlerden daha önemli ne işleri varsa, bir türlü kendimizi dinletemedik!.. Her geçen gün o masum ve günahsız çocuklarımız, o gücü bizden eksik kadınlarımız-kızlarımız, çağ dışı ilkel adamlar tarafından işte böyle hunharca ve acımasızca katlediliyor, bizler de boş yere çektiğimiz bu acılarla kalakalıyoruz!..

Haberlerde fotoğraflarını üzülerek gördüğümüz iki çocuğumuz da, başlarına neyin geleceğini, kim tarafından geleceğini bilmeden, neşe içinde gülüp duruyorlardı!.. Bir baba nasıl böyle bir ‘yok edici canavara’ dönüşür, insan aklı ve hafızası bunu bir türlü kabul edemiyor!..

Ebeveynleri olarak sizler anlaşamayabilir, geçimsizlik yapabilir, hatta resmen ayrılabilirsiniz de… Eğitiminiz, aklınız hafızanız, sizin bir aile olma becerisini gösteremeyebilir? Gençlik iştahıyla iki masum çocuk sahibi olmuşsunuz, çok zor şartlarda bu yaşlara kadar getirmişsiniz; sizler anlaşamayıp, ayrılıp, defolup giderken, bu masum çocuklarınızın ne günahı ve kabahatleri vardı da, onları da önce öldürüp, sonra da kahrolası kendi canına kıyıyorsun ki !? Bu eylemi yapınca, çok kızdın eşinden bir çeşit intikamını almış mı oluyorsun be ilkel adam !? Yüce Allah’ın verdi bu iki canı almaya, senin ne hakkın ve selâhiyetin var ki !? Cehennem ateşlerinde ebediyyen yanarak bunun cezasını görürsün inşallah!.. Başka da bu gibi cellatlar için elimizden ne yazık ki bir şey gelmiyor!..

Tekrar Yüce Meclis’teki 600 Milletvekilimize sesleniyoruz; artık bunlar son olsun, şu yasalardaki değişiklikleri bir an önce yapınız, lâyıkıyla eğitimlerini yapınız, bu acılardan güzel ülkemizi kurtarınız artık!.. Yeter artık yahu, şu çağda canımıza yetti gari bu tür olaylar!..          Sakin KOŞAR..

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI