TANRI, HİÇBİR KULUNU BU HALLERE DÜŞÜRMESİN !?

 

     TANRI, HİÇBİR KULUNU BU HALLERE DÜŞÜRMESİN !?

26 Ağustos 2026 Çarşamba günü basına bir haber düştü, deniliyordu ki; “Prof. Dr. Uğur Emek'ten Kemal Kılıçdaroğlu'na sert tepki: 'Beni bir daha aramayın!..' İktisatçı Prof. Dr. Uğur Emek, kendisini telefonla arayan Butlan CHP'sinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi. Emek, Kılıçdaroğlu'na seslenerek; ‘Beni bir daha asla aramayınız’ dedi...

Mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'na tepkiler dinmiyor: İktisatçı Prof. Dr. Uğur Emek, Kılıçdaroğlu'nun kendisini sık sık aradığını belirterek, sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu: Kılıçdaroğlu'nun aramasına ilişkin telefon kaydını da paylaşarak kendisini bir daha aramamasını istedi, Kılıçdaroğlu'nun X hesabını da etiketleyerek, aynen şu ifadeleri kullandı: "Üzülerek söylüyorum, kendisinin telefonunu bir daha açmayacağım. Lütfen beni bir daha aramayın @kilicdarogluk"

Basındaki haberler aynen böyle idi… Bu kaçıncı reddediliş, bu kaçıncı kapıdan kovuluş, bu kaçıncı defterlerden silinişti !? Biliyorsunuz, daha önce direnişteki madenci işçiler, hapisteki Selahattin Demirtaş, daha sonra ‘Er Gaziler’ ve de ‘Türkiye Şehit Anaları Derneği Genel Başkanı Pakize Akbaba’; her yere burnunu sokup, kendisini haber yaptırmak isterken, kapılardan geri döndürülmüş, hakarete uğramış ve reddedilmişti bu adam!.. Ayrıca, daha önce müzik bestelerini ve şarkılarını seçim çalışmalarında kullandıran ünlü sanatçılar, birer birer bu eserlerini geri çekip, Butlan Kemal’in bir daha bunları kullanmasına izin vermemişlerdi!.. Yani, bu son ayıplı görevi kabul edince, adeta ‘yerin ve göğün kabul etmediği’ bir kişi olup çıkıvermişti…

İki gün önce de, Butlan CHP’sinin İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin de, partinin seçim otobüsünü alıp, yollara düşmüş, önünden gelen herkese el sallamış, sokaktaki insanlar kendisine hiç ilgi göstermeyince de, kös kös geri dönmüş, herkesin alay konusu olmuştu, hatırladınız mı? Aynı gün, “Üye Yazım Törenine Paralı Figüranlar” getiren ve söz verdikleri ücretlerini vermeyen kişinin de, yine Gürsel Tekin olduğu iddia edilmişti…

Sizleri bilemem, ama bu kadar rezaletten sonra bu adamların hâlâ o koltuklarda hiçbir şey olmamış gibi, fütursuzca, hiç de utanmadan oturmalarına benim aklım almıyor dostlar!.. Bunların yüz derilerindeki sinirler tamamen buharlaşmış olmalı ki; hiç bu rezaletlerden alınmıyorlar, geri adım atmıyorlar, hiç yüzleri de kızarmıyor!..

Ya bunlara hâlâ inanıp, güvenip de arkalarından gidenlere ne diyelim!? Evde, yolda, iş yerinde, esnaf mekânlarında hiç bunları uyaranlar yok mu kardeşim !? Hısım-akrabaları, çocuk-çolukları, okul veya asker arkadaşları yok mu? ”Yarın bu ayıplı koltuklarınızdan indirilince, insanlar arasında nasıl yaşayacaksınız, kim sizin yüzünüze bakar, kim size saygı duyar artık” diyenleri yok mu?

Sahi; Türkiye Şehit Anaları Derneği Genel Başkanı sayın Pakize Akbaba, direnişteki ‘Gazi Erler’ ile iktidar arasında arabuluculuk yapmak isteyen Bay Kemal’e ne demişti; “Kemal Kılıçdaroğlu kim ki ya !? Satılmış, vatan haini o !..” demişti değil mi? Başka bir sözüm yok, nokta…                   Sakin KOŞAR…

YAZARIN DİĞER YAZILARI