NEREYE GİDİYOR BU İNSANLIK! KADINA ŞİDDETE SON!..

NEREYE GİDİYOR BU İNSANLIK! KADINA ŞİDDETE SON!..

 

Öyle bir zamana geldik ki; kelimeler kifayetsiz kalıyor işte bazen.

Yazıma nasıl başlayacağımı bilmiyorum inanın. Sadece yüreğimin sesi: Filiz yazman gerek dedi.

Son zamanlarda kadınlara, öğretmenlere yapılan şiddet olayları, savaşlar, afetler, cinayetler, çocuklara yaşatılan zalimlikler, masum hayvanlara yapılan eziyetler, akla mantığa sığmayan kötü olaylar hepimizi ne kadar derinden yaraladı öyle değil mi?

Eskiden öğretmenlerimizi ne kadar çok sevip, sayardık. Çekinirdik saygımızdan. Anne ve babalarımız bizleri ne güzel yetiştirmişler meğer. Z kuşağını da yetiştiren nesil onların tezgâhından geçmişti aslında. Ne oldu tüm dünyaya ve ülkemize böyle anlam veremiyorum. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin, öğrencisi tarafından hayatına son verilmesi yüreklerimizi yaktı. Ardından yine aynı isimde, ne tesadüf başka bir Fatma Nur Çelik'te küçük kızı ile denize atlayıp  yaşamına son verdi. Mekânları cennet olsun.

 Dijital hayat nasılda olumsuz etkisi altına aldı insanları. Peki bizlerde hiç mi suç yok?  Hepimiz bu bahanenin ardına saklanıyoruz zaman zaman.  Sanal dünyanın, hayatımızın tamamını esir etmesine izin vermeyebilirdik mesela.  Bazı kısıtlamalar getirilebilirdi belki de...  Bugünleri düşünmeliydik. Ne sunarsak evlatlarımıza, onları uygularlar hayatları boyunca. Çocuklar her şeyi bilinçaltlarına film şeridi gibi kaydederler. Hemen hemen her dizide, filmlerin çoğunda şiddet olayları, çatışmalar, aile kavramına aykırı davranışlar sergileniyor. Her yaş grubu çocuklar da kesintisiz bunları izliyorlar. Toplum olarak bu duruma acilen bir çözüm bulunmalı. Ahlâki değerlerimizi giderek kaybediyoruz... Çok üzülüyorum gençlerimiz adına.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe ramak kala, her gün kadınlara yapılan şiddet olayları maalesef giderek artıyor. Aslında kutlama yapılmaması gereken bir gün. Hepimizin de bildiği üzere, yanarak can veren, emekçi kadınları anma günü 8 Mart.

Yazımı yazmamı tetikleyen başka bir olay da şu oldu. Detaylara fazla girmek istemiyorum, hem de kimseyi  rencide etmemek adına. Geçenlerde  birkaç defa siteye girip çıkarken, bazen de asansör beklerken güzel bir genç kadınla merhabalaştık. Yeni taşınmışlar.  Ayak üstü konuştuk hep  bu kısa karşılaşmalarımızda. Baba kız yaşadıklarını, annesini kaybettiğini, bir de kedileri olduğunu anlattı bana. Benim de kedim var dedim. Özel hayatını sormadım, sormam da. Tekrar taşınacağız ama yakında dedi bana. Yeni gelmişler neden acaba diye düşündüm. 6. Hissim bu genç kadının bir sıkıntısı var dedi. Birkaç gün önce de aynı asansörde yine  karşılaştık. Yanında da kız arkadaşı vardı. Selam verdikten sonra fark ettim yüzünü. Bir baktım sağ gözü morluklar içindeydi. O kadar üzüldüm ki, nutkum tutuldu, pek konuşamadım. Üzmemek adına soramadım da. Sessizlik oldu kısa bir süre. Fakat o güler yüzü ile ne bu ciddiyet dedi arkadaşına. Bana da kediniz nasıl diye sordu gülümseyerek. İyi, senin kediler nasıl diyebildim sadece. O an üzüntüden elimden bir şey gelmedi onun için, o da zaten bunu kendine yapanı gerekli kurumlara şikayet etmeye gidiyormuş meğer.  Asansörden inip yürürken, bir süre daha konuşmalarına şahit oldum. Bir nebze rahatladım. Yoksa bir şekilde yönlendirecektim kendisini.  Fakat gün boyu çok üzüldüm. Bu tanık olduğum bir olaydı, buna benzer acaba kaç kadın böyle şiddete maruz kalıyor diye düşünmekten o gece uyuyamadım, sabahladım. Anlatmam gerekti üzüntümü. Elimden gelen, o güzel genç kadın için bir nebze ses olabilmekti kalemimle. Onun haberi bile yok. İsmini de bilmiyorum. Bilsem bile açıklamam. Şiddete uğrayan tüm kadınların sesi olmak için yazmaya verdim kendimi. Gülen yüzler solmasın artık...

Dilerim masum çocuklara, kadınlara, hayvanlara şiddetin son bulduğu bir dünyada yaşarız. Nereye gidiyor gerçekten bu insanlık!

Çiçek kadınlarımız için bugüne kadar çok şiir, makale yazdım. Fakat şiddet olayları bitmiyor maalesef.  Kadınlar olmazsa bu dünyanın anlamı kalmaz. Her gün kadınlar anılmalı. Lütfen saygınızı ve sevginizi eksik etmeyin onlardan. Canım annemin nezdinde; başımın tacı, tüm güçlü güzel kadınlar, genç kızlar sizi çok seviyor ve başarılarınız ile gurur duyuyorum. Kadınlara, çocuklara, hayvanlara kalkan eller kırılsın! Daha güzel günlere... En derin sevgi ve saygılarımla.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI