BİR FİDANLA BAŞLAYAN YOL, AŞK YOLU (AĞAÇLI YOL)
Ağaç Dikme Günü'nün Tarihi
Ağaç dikmeye tutkuyla bağlı ve bu konuda meraklı olan Julius Sterling Morton , Ağaç Dikme Günü, 10 Nisan 1872'de Nebraska eyaletinin Nebraska şehrinde gerçekleşti. Bu günde yaklaşık bir milyon ağacın dikildiği tahmin ediliyor
1885 yılına gelindiğinde, Ağaç Dikme Günü Nebraska'da resmi tatil olmuştu. (Tarih, Morton'ın doğum gününü onurlandırmak için 22 Nisan'a değiştirildi.) O gün, Nebraska City'nin binlerce vatandaşı büyük bir kutlama için bir araya geldi; aralarında bir geçit töreni oluşturan 1000 okul çocuğu da vardı.
Julius Sterling Morton kimdi?
Morton 1832'de New York'un Adams şehrinde doğdu, ancak hayatı Ekim 1854'teki düğün gününde belirleyici bir dönüş yaptı. Kendisi ve eşi Caroline Joy French Detroit'te evlendikten sonra, Nebraska Bölgesi'nin vahşi doğasında macera arayışına çıktılar. Çift, ağaçsız 160 dönümlük bir araziye yerleşti.
Morton'ın Kariyerinden Öne Çıkanlar
Morton gazeteci ve politikacı olarak çalıştı ve 1858'den 1861'e kadar Nebraska Bölgesi'nde sekreter ve vekaleten vali olarak görev yaptı.
1872'de Morton şöyle demişti: "Eğer gücüm olsaydı, eyalette kendi evi olan her erkeği meyve ağacı dikmeye ve yetiştirmeye zorlardım."
Sene 1938 şimdi sene 2026 aradan 86 yıl geçti.
1930 Gökova Körfezi ve Çevresinin Özellikleri:
Ağaçlı yol eski yol diye de bilinen: Peki Ağaçlı Yolu nerededir? Marmaris ile anılsa da aslında Ula ilçe sınırlarında yer almaktadır. Ağaçlı Yolu, Akyaka'ya yaklaşık 5 km uzaklıktadır. Muğla merkeze 28 km, Marmaris'e ise 25 km, Köyceğiz'e 35 km, Yuvarlakçay'a 50 km, Dalyan'a ise 60 km mesafededir.
Bataklık ve Sıtma: Bölge, yerleşim için zorlu, sineklerin yoğun olduğu ve sıtma tehdidinin bulunduğu bataklık bir alandı.
Ağaçlı Yolu'nun Temeli: Marmaris-Muğla yolu üzerindeki o günkü bataklık araziye, suyu emmesi için okaliptüs fidanları dikildi.
Marmaris, Datça Yolu: Marmaris, Datça yarımadasını anakaraya bağlayan ilk şose yolun inşasına da 1938 yılında başlanmıştır.
Sosyal Değişim: Bölgedeki muhtar ve halk işbirliğiyle yapılan çalışmalar, Gökova'nın tarıma ve yerleşime açılmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Gökova'nın 1930'lu yılında yaşadığı büyük bir sıkıntıya dayanıyor. O yıllarda Gökova Körfezi'nin yemyeşil doğası ve masmavi suları güzelliğiyle büyülerken, bölge bataklıklarla kaplıydı. Bu bataklıklar, sivrisineklerin üreme alanı haline gelmiş ve sıtma hastalığı bölgeyi kasıp kavurmuştu. Hastalık yüzünden özellikle çocuklar hayatını kaybediyordu.
Bu zorlu durum karşısında Gökova'nın muhtarı Mehmet Gökovalı, çaresizce bir çözüm arayışına girdi.
Muhtar yörede nam salmış bir kişi. Aydın, çalışkan, doğayı çok seven, çok bilge bir insan. Köylüler tarafından da oldukça seviliyor hatta muhtarın söylediği ne varsa el birliğiyle yapılıyor yolsa yol, su ise su hep birlikte eksikler giderilip muhtarın istekleri yerine getiriliyordu. Muhtar Gökovalı bölgede yaşayan çocukların sıtma hastalığıyla mücadele edip aynı akıbeti yaşamaması için harekete geçti. Dönemin Muğla Valisi Recai Güreli ile görüşen muhtar, bataklığın kurutulması için bir çözüm talep etti. Dönemin valisi Güreli, dünya genelinde bu tür sorunlarla nasıl başa çıkıldığını araştırarak, okaliptüs ağaçlarının bu sorunu çözebileceğini öğrendi.
Avustralya'dan getirilen yüzlerce okaliptüs tohumları, Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın girişimleri ile fidan haline getirilerek Gökova'ya ulaştı. 1938 yılında köylüler büyük bir coşkuyla fidanları 3 kilometre boyunca diktiler. Dönemin muhtarı Mehmet Gökovalı fidanların dikimi ile ilgili tuttuğu ayrıntılı notları ile alanın köy sandığına kaydedilmesini de sağlıyor. Notlarda fidanlar için açılacak çukurlarda kimlerin çalıştığı kaç adet çukur kazdıkları, fidanların dikiminden sonra etrafına yapılan çitlerin malzemelerini kimlerin ne kadar verdiği, kimlerin yapımını üstlendiği ve montajını kimlerin kaçar adet yaptığı, dikilen fidanların ilk dönemlerinde kimlere ait yük taşıma hayvanları ile kaçar teneke su taşındığına kadar detaylar yer alıyor. Bu ağaçlar, zamanla büyüyüp göğe doğru yükselirken, bataklık da kuruyarak sıtma hastalığı sona erdi.
Uzun dönem iki sıra ağaçlar arasından geçen yol Muğla-Marmaris kara yolu olarak kullanıldı. Artan araç sayısı ve trafik nedeniyle Kara yolu genişletmek için ağaçların kesilmesi gündeme gelince Gökova köylüleri açtıkları davada muhtarın notları ve köy sandığı kayıtları ile ağaçları ve yolu kurtarmıştı.
Recai Güreli: özellikle valilik yaptığı dönemlerde eğitim, sağlık ve tarım alanlarında kalkınma projelerine öncülük eden, okul, hastane ve tarım kredi kooperatifleri kurdurarak toplumsal gelişime katkı sağlamış Türk bürokrattır. Çevre illere seyyar sinema getirerek halkın aydınlanması için çalışmıştır.
Recai Güreli Hakkında Öne Çıkanlar:
İçişleri Bakanlığı Tarafından Muğla Valisi Recai Güreli Tüm Vilayetlere Örnek Vali Olarak Gösterildi.
(28 Ocak 1938 Tarihli Haber Gazetesi)
Valilik Hizmetleri: Toplumun kalkınmasına yönelik altyapı çalışmalarına (yol, okul, hastane) önem vermiştir.
Sosyal Kalkınma: Halk okuma odaları, suni tohumlama istasyonları, fenni arıcılık ve tavukçuluk kursları gibi eğitim ve üretim faaliyetlerini desteklemiştir.
Eğitim ve Kültür: Halkı aydınlatmak amacıyla seyyar sinema gibi kültürel araçları kullanmıştır.
Kişisel Bilgiler: Evli ve bir çocuk babasıdır
Gelelim o günün Gökova Muhtarı Mehmet Gökovalı ve o günün Muğla Valisi Recai Güreli kimdir.
Mehmet Gökovalı: Muğla'nın Gökova bölgesinde (özellikle Akçapınar köyü civarında) görev yapmış, bölgedeki okaliptüs ağaçlarının dikilmesine öncülük eden ve doğaya katkılarıyla bilinen tarihi bir muhtar kişiliğidir. Ünlü gazeteci, yazar ve rehber Prof. Şadan Gökovalı'nın babası olarak da tanınmaktadır.
Tarih bize diyor ki geçmişte büyüklerimiz diktiği bir fidan bize şimdi (Ağaçlı yol) aşk yoluna dönüşmesi ile noktalanıyor.
GÜNÜN SÖZÜ BİR FİDAN, BİR GELECEK. TOPRAKLA BAŞLAYAN
YOLCULUK, UMUTLA BÜYÜR
Ceylin ŞENER