YİNE BİR "ANAYASA" OYALAMASI SUNULDU

   Dünyada bizim kadar Anayasa ile oyalanan  bir tolum var mıdır bilemem.

Ancak biz canımız istedikçe bunu gündeme getirmekle  uğraşıyoruz. Hele son yirmi yılda sürekli bu gündemi ortalıkta dolaştırmaktayız. Her şeyin bir nedeni olduğuna göre bunu da bir nedeni olmalıdır kadar çok ve hızlı bir şekilde anayasaları tüketiyoruz ki..

   İktidar gücünü kullanan anlayışlar sürekli kendilerine en uygun düşecek anayasa peşindedir.Ne zaman bir uygulamanın önüne var olan anayasa engel olarak karşılarına çıksa hemen bu engeli kaldırmak için yeni anayasalar muhabbetine başlarlar. Engel saydıkları anayasanın ya tümünü değiştirip kendileri için engel olmayacak bir anayasa hazırlarlar ya da engel gördükleri madde veya maddeleri hemen değiştirmeye koşarlar.

   Geçmişte bir iktidar gücünü kullanan anlayış anayasayı lüks olarak kabul  ediyordu.

Açıkça ,bu anayasa ile memleket idare edilemiyor diye yakınıyordu.

Geri kalmış hukuktan uzaklaşmış tüm toplumlar için anayasalar zorluk çıkaran hükümlerden oluşur.Bu zorluk devlet denilen aracı diledikleri gibi  kullanamamalarından  kaynaklanıyordu.

Yoksa anayasalar zorluk çıkarsın diye yapılmaz.

   Egemen anlayışlar yeni anayasaları gündeme taşırken hep aynı gerekçeleri kullanır bizde ve Dünyamızda. Bu gerekçe anayasanın günün ihtiyaçlarına yanıt vermediği şeklinde oluyor genellikle.

   Oysa gelişmiş toplumlara baktığımız zaman çok çok eskilerden yapılmış anayasalarla idare edildiklerini görüyoruz.

Anayasalar bir gömlek değil ki eskisin ve yenisine ihtiyaç duyulsun.

Elbette bilimde sanatta hukukta oluşan yeni değişmeler .anlayışlar ortaya çıkabilir. Âmâ bunu tümüyle yeni anayasa yaparak gidermek yerine sadece ilgili yeni maddelerin eklenmesiyle de bu ihtiyaç giderilebilir. Onun için ihtiyaçlara cevap verme gerekçesi  ille de yeni bir anayasa yaparak karşılanmayabilir.

İktidarlar tüm güçlerini ve zamanlarını yeni anayasalar için sarf etmek zorunda değildir.

Ancak toplumun dikkatlerini başka tarafa çekebilmek için sözde yeni anayasaları gündeme getirirler.

Yani bununla uzun süre insanlara oyalanacak bir sakız vermiş olurlar.

TOPLUM  bununla oyalanır..

  Normal anayasalar bizdeki gibi bir tipi büyüklüğünde değildir. Çünkü anayasalar demokrasi, hak, hukuk ,özgürlüklerin varlığını belirtikken sonra bunlara yönelik kısıtlamalardan söz etmezler.

Örneğin 12 Eylül anayasasında b hak ve özgürlükler sıralandıktan sanrı bir "ANCAK.."eklemesi yapılarak verdiği hakları hemen nasıl kısıtlayacağını belirtiyor, Yani haklar var özgürlükler var ama bunların kullanılması yok sayılıyor.

Oysa bunların kısıtlanması normal ceza yasalarıyla pek ala mümkündür.

      Bir zaman önemli bir kişi şunu söylüyordu: Bu memlekete komünizm gerekirse ona da  biz getiririz..

İşte egemen anlayışların hak ,özgürlük, demokrasi anlayışını özetlen budur.

Bu anlayış başkalarının hak ve özgürlüğünü kabul edebilir mi?

Birilerin demokrasi mantığı budur çünkü..

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI