Laik Cumhuriyet'in yılmaz savunucusu, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında aynı gün İstanbul Şişli'deki Uğur Mumcu Anıtı önünde düzenlenen törenle anıldı... Anmada, Mumcu'nun karanlık güçlere karşı verdiği mücadele, gazetecilik mirası ve bugün de süren baskılar vurgulandı... Ankara'daki evinin önünde 24 Ocak 1993 tarihinde otomobiline yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu yaşamını yitiren Cumhuriyet yazarı Uğur Mumcu, bunca yıldır hiç unutulmadı, unutturulmadı... Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam burada yaptığı konuşmada, Uğur Mumcu'nun Türkiye için taşıdığı tarihsel öneme dikkat çekti. Mumcu'nun katledilişinin üzerinden 33 yıl geçmesine karşın, acının hâlâ taze olduğunu vurgulayan Baykam; "Uğur Mumcu'yu kaybedeli 33 yıl olmuş. Bunu hazmetmek çok zor, buna inanmak da çok zor" dedi...
O kara Pazar günü alınan haberin herkesin içini paramparça ettiğini belirten Baykam; "Uğur Mumcu bugün yaşasaydı bu karanlık dönemde çok daha fazla olay açıklığa kavuşacaktı, Mumcu Türkiye'nin önünü çok daha fazla açacak dosyalara, kitaplara, makalelere imza atacaktı. Onun dostluğunu, sesini, gülümsemesini ve kimi zaman anlamlı kahkahasını özlüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti için vücudunu bilerek siper eden bu büyük gazeteciyi saygıyla selamlıyor, gelecek kuşaklara taşımayı görev biliyoruz" dedi...
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller ise, aradan geçen 33 yılda Uğur Mumcu'nun yaptığı uyarıların bugün gerçeğe dönüştüğünü vurguladı: "33 yıl önce ne söylediyse, hangi konuda Türkiye'yi uyardıysa, ne yazık ki o uyarıların gerçekleştiği bir Türkiye'deyiz" diyen Güller, Mumcu'nun ardından bu mücadeleyi sürdürdüklerini belirtti...
Güller, bugün de gazetecilerin farklı yöntemlerle susturulmaya çalışıldığını ifade ederek; "Kimi genç gazetecileri gerçekleri yazdıkları için Silivri'ye götürüyorlar, kimini casus ilan edip televizyonlarına el koyuyorlar, kimini hukuk dışı yasalarla oto-sansüre zorluyorlar" dedi. Ancak bu baskıların sonuç vermeyeceğini vurgulayan Güller; "33 yıl önce Uğur Mumcu'yu katledenlerin de, bugün kalemimizi eğmeye çalışanların da bilmediği bir şey var: Biz kökleri Namık Kemallere dayanan devrimci bir kuşağız! Halka gerçekleri anlatma konusunda kalemimizi bir milim bile eğmeyeceğiz" diye konuştu...
Cumhuriyet yazarı Arif Kızılyalın da, Ocak ayının Türkiye için acılarla dolu bir ay olduğunu hatırlattı. Uğur Mumcu'nun yanı sıra Gaffar Okkan ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)'nin kurucu genel başkanı Muammer Aksoy'un da Ocak ayında katledildiğini anımsatan Kızılyalın, bu cinayetlerin "faili meçhul değil, faili belli" olduğunu söyledi. Uğur Mumcu ile aynı çatı altında çalıştığını belirten Kızılyalın; "Onun onurunu ve gururunu taşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Yenigün Haber Ajansı Başkanvekili Osman Gölcük ise Uğur Mumcu'nun halka bıraktığı mirasa dikkat çekti. Mumcu'nun; "Vurulduk ey halkım, unutma bizi" sözlerini anımsatan Gölcük; "Biz de hiçbir zaman unutmayacağız!.. Onun anısını ve mücadelesini Cumhuriyet olarak yaşatmaya devam edeceğiz" diyerek konuşmasını tamamladı... Aynı gün ülkemizin duyarlı TV kanallarının hepsi de bu önemli olayı haber yaptı, bazıları tartışma programları hazırladı...
Böyle bir değerimizi kaybedeli tam 33 yıl oldu... O gün doğan çocuklarımız artık '33 Yaşına' geldiler!.. Genç nesil o harika gazeteci-yazarın TV'lerdeki tartışma programlarını göremediler, sürekli verdiği konferansları izleyemediler!.. O yıllarda "Araştırmacı Gazeteci" denildiği zaman ilk akla gelen isim oydu!.. Onun zamanında iktidar partileri bu gazeteciden çok çektiler!.. Belgeleriyle birlikte ortaya çıkardığı kirli siyaset, bu tür dürüst insanları tamamen susturmak için bazı tezgâhlar düzenliyor, o hepsinin üstesinden geliyordu!.. Ama 24 Ocak 1993 günkü karlı ortamda, küçük bir 'dalgınlığı, ihmali veya hatası', sonuçta O'nu da önceki devrimci ve güzel insanlar gibi alıp götürdü, 'bilerek' de failleri bir türlü bulunamadı!..
O vatansever, çalışkan, üretken ve devrimci insanı fizîken kaybettik ama; "Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi!" sözünü tüm ülke insanları olarak asla unutmadık, asla unutmayacağız ve unutturmayacağız!.. Mesleğimizin medar-ı iftiharı olan senin doğru yolundan da asla ayrılmayacağız, rahat uyu güzel insan, e mi !?