DÜDÜĞÜ ÇALARAK BU İLKESİZLİĞE DUR DİYECEK OLAN HALKTIR..

DÜDÜĞÜ ÇALARAK BU İLKESİZLİĞE DUR DİYECEK OLAN HALKTIR..

 

İzmir Büyükşehir belediye başkanı Cemil Tugay’ın, Erdoğan’a güzellemeler yaparak, AKP’ye  geçiş törenini izledik geçen hafta.

Güzel İzmir’in Büyükşehir Belediyesi, tarihinde ilk defa AKP’ye geçti, sadece ve sadece tek bir kişinin saf değiştirmesiyle bu gerçekleşti üstelik.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun dizeleri ile hepimizin içinde aynı hissiyat oluştu;

“Hüzün geldi baş köşeye kuruldu,

Yoruldu yüreğim yoruldu! “

 Maalesef tüm bu garabetleri, tüm bu olup bitenleri izlemekten, artık yüreklerimiz yoruldu.

Bir zamanlar geçer akçe olan onur, şeref, haysiyet, ilke, ayaklar altına alınırken, bu yaşananlara şahit olmaktan yüreklerimiz yoruldu!

Bu saatten sonra, halk nezdinde, siyaset ve siyasetçiye karşı oluşan güven kaybı tekrar nasıl tesis edilir bilinmez ama siyasette cereyan eden bu yozlaşmanın, toplumun genel siyasi ahlakında da erozyona sebep olacağı, su götürmez bir gerçek!

 Burada düdüğü çalarak, bu yozlaşmaya, bu ahlaksızlığa, bu ilkesizliğe dur diyecek olan şüphesiz ki yine halkın kendisidir.

Bunları normal karşılarsak, kanıksarsak, tepkisiz kalırsak;

“İşte o zaman gerçek anlamda kaybederiz!”

İKTİDARIN PLANI

Cemil Tugay vakasının en önemli sonucu, yurttaşlarımızın siyasetten soğuması ve siyasete duydukları güvenin daha da zedelenmesi riskidir. İktidarın bir planı da budur.

Tugay’a yönelik yaygın tepki, meselenin bu boyutunu gölgelememeli. Çünkü asıl tehlike, yurttaşlarımızın bir siyasetçiye tepki göstermesi değil; siyasetin tamamından umudunu kesmesi, değişimin mümkün olduğuna dair inancını kaybetmesidir.

PEKİ ÇÖZÜM NE?

Çözüm, yurttaşın iradesini siyasetin merkezine koymakta; şeffaf, hesap verebilir ve halkla bağını koparmayan bir siyaset anlayışını büyütmektedir ki yeni nesil siyaset anlayışının temelinde bu yatmaktadır.

Bunun adı da siyaseti yurttaşa geri vermektir.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e duyduğumuz güven, tam da bu noktada anlam kazanıyor. Bu güveni, yalnızca sözlerle değil; halkın sesini duyan, eleştiriye kulak veren, örgütün iradesini önemseyen ve yurttaşın siyasete yeniden inanmasını sağlayan bir mücadeleyle güçlendirmeliyiz.

Çünkü bizim meselemiz yalnızca bugünün siyasi tartışmaları değil; yarının Türkiye’sinde yurttaşlarımızın demokrasiye, adalete ve halkın iktidarına güvenle bakabilmesidir.

Çözüm; daha fazla demokrasi, daha fazla şeffaflık, daha güçlü örgüt iradesi ve halkla birlikte yürüyen bir siyasettir.

Öte yandan, Cemil Tugay'ın ihanetinden sonra Genel Başkanımıza planlı bir saldırı var...

Ne diyorlar?

"Sen aday yaptın, sorumlu sensin..."

Tugay'ın aday yapıldığı gün "bu adam Akp'ye geçer" diye  düşünen, aklından geçiren bir kişi olmuş mudur?

Veya o an CHP Grup Başkanvekili olan Şahsın Afyon'da belediye başkanı adayı ilan edildiği gün Akp'ye geçeceği kimin aklına gelmiştir?

Aynı şekilde Aydın içinde geçerli...

Milli irade gasp ediliyor...

Hırsızlar insanların oylarını çalıyor.

Hırsızın hiç mi suçu yok?

YAZARIN DİĞER YAZILARI