SURİYE'DE BİR GÜN BİRDEN .
Suriye'de bir gün birden Hükümet güçleri Halep'in iki bölgesinde bulunan ve askeri güçlere saldıran SDG bireylerini zorlayarak Halep'ten çıkardı. SDG'nin amacı Halep'i terk etmemek ve çatışma çıkararak Hükümet güçlerinin Kürtlere saldırdığı propagandasını yapmaktı. Ancak SDG'lilerin Hükümet güçlerince Halep'ten çıkarılmasına ABD karışmadı. Dahası Hükümet güçleri Fırat'a doğru ilerlediler.
Fırat'ın Batısında SDG'nin elinde tuttuğu yerleri, Menbiç'i alarak ve Fırat'ı geçerek Tişrin Barajını ele geçirdiler. ABD'nin önceden engellediği barajın ele geçirilmesine karışmaması üzerine Hükümet güçleri çeşitli yerlerden Rakka ve Deyr ez-Zor'a aktılar ve ikisinin tamamı ele geçirildi. SDG'liler tutunmadılar ve çekildiler. ABD'nin Suriye özel temsilcisi Barrack oradaydı. İki taraf arasında birçok kere gitti geldi. Öyle anlaşılıyor ki o ana kadar olan biten ABD'nin onayıyla olmuştu.
Hükümet güçleri, alınması Türkiye'de çok istenen Ayn el-Arab'a girmediler, sınırında kaldılar. Haseke iline ise girdiler ancak Haseke kentine ve Kürt köylerine girmediler. SDG'liler DEAŞ'lı teröristlerin tutulduğu El Hol kampını Hükümet güçlerine bırakarak çekildiler. ABD'nin böyle olmasını istemesi ve Barrack'ın iki yana gidip gelmeleri sonu Ayn el-Arab ve Haseke şu an bu durumda. ABD'nin, Ayn el-Arab'ı, Kürtlerin yaşadığı bir bölge olduğu için Hükümet'e vermeyeceğini göreceğiz.
Arapların Haseke'de çoğunluk olmalarına karşın, Haseke'nin Kuzeyinde Kürtler, ortası ve Güneyinde Araplar ve Hıristiyan Süryaniler yaşamaktalar. Haseke'de yapılanlara bakılırsa ABD'nin gönlü SDG'den yana, ancak Hükümet güçlerinin Haseke'ye girmesini onayladı ve DEAŞ kampını Hükümet'e bıraktırdı. Ancak bundan Haseke'de Hükümet'in ve SDG'nin birlikte olacağı güvenlik ve yönetim düzenleri kurulacağı anlaşılıyor. Hükümet güçleri, ABD onaylamadığı için Kamışlı'ya girmeyi ise denemeyeceklerdir.
ABD'nin korumasından dolayı Hükümet güçlerinin, Arap aşiretlerinin ve Türkiye'nin dokunamadığı Menbiç, Tişrin, Rakka ve Deyr ez-Zor'u Washington birden Hükümet'e bıraktı. Trump kendi deyişiyle bu yaptıklarını SDG ile ilişkilerinin zayıflaması olarak görmüyor. SDG'ye biz hiçbir şey vadetmedik, ABD ve SDG ortaklığının varlık nedeni değişiyor diyor. Varlık nedeni olan DEAŞ'la mücadelenin Hükümet'in işi olacağını söylüyor. Fakat süren ortaklığın nedeninin şimdi ne olduğunu açıklamıyor. Hükümet, Arap aşiretleri ve Türkiye, eşit yurttaşlar olmaları durumunda Kürtlere bir şey yapma düşüncesinde değil ancak Kürtleri korumaya çalışıyoruz diyor.
İşin gerçeğiyse Ayn el-Arab'ın, Kamışlı'nın ve Haseke'nin Suriye Hükümetinin illeri olmasını istemiyor, özerk olmalarını ve ileride kuracağı Kürt devleti için Irak'da ki gibi deneyimli, silahlı ve hazır güç olarak elinde tutmak istiyor. Amacına ulaştı. Verdiği Rakka ve Deyr ez-Zor Kürt devleti için gerekli değil, Suriye Hükümeti'nin ise ABD'ye bağlılık duyması ve borçlu olması gerekiyor. Suriye işi tamam, Amerika şimdi üçüncü aşama olan İran'ı yıkma ve bölme işiyle uğraşacak. Sonra sırada son aşama olan küçük ülke(?)Türkiye'nin bölünmesi var.