Yaşadığımız yıllarda yeryüzünde barışın ve hukukun olmadığı görülüyor. ABD terör uyguluyor, ülkeleri işgal ediyor, kırımlar, yıkımlar yaptırıyor, hukuku uygulatmıyor, kendi ekonomi düzenini bütün ülkelere dikte ediyor. Bir Birleşmiş Milletler var gerçi ama ABD istediğini yapıyor, Sovyetler de öyle yaptı, Avrupalılar, Rusya, ve İsrail de istediğini yapıyor. Birleşmiş Milletlerde ülkeler beş ülkenin egemenliği altında yaşıyor. Avrupa ülkeleri ve ABD birlikte Batıyı oluşturuyorlar ve sorumlulukları ortak. İsrail'in işlediği suçlar ABD'nin üstüne yazılır. Yaptıklarından keyif aldıkları görülen ABD'ye karşı, peki, ne yapılabilir?
Bir yol olarak ABD ekonomik olarak çökertilmeye çalışılır. İkinci olarak milletlerin birleştiği söylenen Birleşiş Milletler bir yana bırakılarak milletler, yeryüzüne barışı ve hukuku getirecek yeni bir yapı oluştururlar. Şu an Birleşmiş Milletlerin tüzüğü gereği veto yetkisi olan beş ülke bu haklarından vazgeçmeyeceği için bu örgüt düzeltilemez. Birleşen milletlerin yeni yapısında meclisi bir yasama meclisi olmalı. Yapının yaptırımlar uygulayan bir yargısı olmalı. Yönetim olarak, Birleşmiş Milletlerde bir ölçüde var olanlar gibi çok sayıda yürütme kuruluşları olmalı yeni yapının.
Bugün yeryüzünde ABD ve Avrupa'dan oluşan Batı ve onun karşısında Batı'nın ekonomik sisteminden, saldırganlığından ve hukukun yokluğundan yakınan Güney denilen ülkeler var. Batı'nın elinde bulunan örgütlere, kuruluşlara Güney sahip değil. Kendini kollama çabasıyla yaşayan Güney ülkelerinde yaygın bir ortaklık düşüncesi yok. Tamamı yaptırım kaygıları içindeler. Çok sayıda üçlü-altılı-onlu, fazla etkili olmayan, ekonomik, dini, etnik birliktelikler var. Bunlardan bir şeyler bekledikleri görülüyor. Ama beklenen gelmiyor.
Şu an uluslararası örgütler arasında bir şeyler yapmaya çalışan, araştıran ve uygulamaya da başlayan BRİCS örgütü var. Uluslararası ekonomik düzende etkili olma girişimleri var. Ülkelerin kendi aralarında kendi paralarını kullanmaları yöntemleri var ve bunu kullanmaktalar. BRİCS'in uluslararası siyaset ve hukuk konularında eleştiriler dışında çabaları yok. Ancak bu konularda gelecekte sözü geçecek tek yapı oldukları düşünülmelidir. ABD'yi ekonomik olarak çökertmenin zorluğu karşısında BRİCS'in uluslararası birleşmiş milletler gücü olmaya evrilmesinin beklenmesi tek yol gibi görülüyor.
Ülkeler arasında bir güç olarak gelişen tek örgüt yazık ki Batı'da çıktı. Avrupa Birliğinin yasama, yargı ve yürütme gücü var. Uluslararası örgütlerde olması gereken de bunlar. Arap Birliği, Türk Devletleri Teşkilatı gibi birlikler var. Ancak Türklerde ve Araplarda Avrupa halklarındaki akıl yok. Sovyetler dağıldığında bağımsız Türk ülkeleri ortaya çıkmışlardı. O zaman Avrupa Birliği benzeri Türk ülkeleri Ortak Pazarı kurulmalı diye düşünmüştük. Türkiye buna girişmedi. Türkiye'nin buna ekonomik gücü yoktu deniyor, gerek yoktu ama girişmedi. Diğer Türk ülkelerinde ise ortaklık aklı zayıftı. Yüzyıllardır bağımsız yaşamadıkları için akıllarında bağlanma değil bağımsız olma düşüncesi var deniyor. Bakalım akıllanacaklar mı?
İran savaşı öyle ya da böyle bittikten sonra ülkemizin ABD'den baskılarla karşılaşacağı öngörüleri var. AKP ile ABD'ye karşı koymak zor. Biz halk olarak güç göstereceğiz o gün.