MARMARİS’ İN KALESİ, MÜZESİ, TARİHÇESİ…


(Fatih Sultan Mehmet-Kanuni Sultan Süleyman)

                Değerli okurlar, kış şartları nedeniyle uzaklara gidip yeni yazı konuları araştıramasak da yakınımızda da az bilinen ve bilinmeyen önemli destinasyonlarımız var… Biz de bunu düşünerek hanımla aracımıza atlayıp Marmaris’ e doğru yol aldık… Öncelikle garajın oradan sola dönerek Aksaz yoluna girdik ama hemen de birkaç yüz metre ileride yolun altındaki SARIANA TÜRBESİNE uğrayıp dualarımızı ettikten sonra aşağıya doğru inerek eski garajın oradan kanalı da atlayarak çarşıyı sağda bırakıp kaleye doğru dar ve begonvilli sokakları geçerek kaleye duhul eyledik. Padişahın sefere çıkarken burada mimarlarını bırakarak ‘Buraya güzel bir kale inşa eyle!’ deyip yoluna devam ettiğini ve seferden dönünce kaleyi beğenmediğini ve celladına “MİMARI AS!” demesi üzerine Marmaris adının buradan geldiği rivayet edilir. Ama bu bir rivayettir, efsanedir, halk arasındaki bir inanıştır. Kaleyi ve müzesini gezdikten ve surların üzerinden enfes Marmaris fotoğraflarını çektikten sonra kaleden ayrılıyoruz. İşin aslını, tarihi gerçekleri size resmi belgelerden alarak aktaralım:

MARMARİS’ İN TARİHÇESİ; Marmaris batısında Datça Yarımadası ve Kerme Körfezi, kuzeyinde Ula, doğusunda Balan Dağı, Karadağ ve Günlük Tepeleri ile güneyinde Akdeniz ile çevrilidir. Körfezin önünde kıyıya ince bir dille bağlı olan Adakoy, onun önünde de Sedir Adası, Keçi Adası ve Güvercin Adası bulunur. Kentin eski kısmı denize doğru uzanmış bir tepe üzerinde kurulu olan KALE MAHALLESİ dir. Marmaris, daha sonra eteklere ve kıyıya doğru gelişmiştir.

                Marmaris’ in tarihi M. Ö. 1200’ lere kadar gider. 2007 yılında Bedir Adasındaki NİMARA MAĞARASI’ nda yapılan kazı çalışmaları sonucu bulunan materyaller, bunu doğrulamaktadır. Bölgeye KARİA adı, KAR’ın ülkesi anlamı da sonradan verilmiştir. Şehir, Rodos ve Ege Adalarına açılan en önemli köprüdür. Böylece Marmaris, zaman içinde pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiştir. Bölgede yapılacak gezilerde Karia, Rodos, ve Ada uygarlıkları; Mısır, Asur, İon, Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür. FİSKOS, kentin ilk adıdır. Bu gün Asartepe denilen mevkide kalıntıları görülebilir.  M. Ö. 3500… Karya kenti FİSKOS’ un ilk kent surları yapılıyor. Fiskos kalıntıları, Beldibi’ nin kuzeydoğu yamaçlarında; Asartepe’ de izlenebilir. M. Ö. 7. Yüzyıl LORYMA ANTİK KENTİ (Bu gün Sömbeki Körfezi, Bozukkale, Taşlıca Bölgesi’nde) kuruluyor. Daha sonra sırasıyla Persler, Romalılar, Bizanslılar, Arap akınları.

1010-1286 yıllarında da TÜRKMEN BOYLARI ve Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi… Bu dönemde TEPE Mahallesinde ilk yerleşim birimleri MERMERİS adı verilerek kuruluyor.

1300’ lü yıllarda da MENTEŞE BEYLİĞİ döneminde Marmaris, hem ticari hem de askeri açıdan antik çağlarda FİSKOS’ un olduğu gibi önemli bir limanı oluyor. Doğu Akdeniz’ de MERMER ve KERESTE ticaretinin önemli bir yükleme limanı oluyor.

1391 Temmuz ayında Ahmet Gazi’ nin ölümünden sonra bölgede OSMANLI EGEMENLİĞİ başlıyor.

1402 Ankara Savaşı sonucu TİMURLENK’ in emriyle Menteşe Beyliği Egemenliği tekrar başlıyor.

1480’ de Fatih Sultan Mehmet, 100.000 askeriyle Marmaris’e RODOS’ un fethi için geliyor. 150 gemilik kuvvetle Osmanlı Donanması’nın 89 gün süren fetih uğraşı boşa çıkıyor.

1520-22 Kanuni Sultan Süleyman, 150.000 kişilik ordusuyla Marmaris’ ten geçerek Rodos’ u fethediyor. Bir kale, bir kervansaray ve bir de şimdiki kısayalı’ yı tümüyle kapsayan bir köprü yapımını emrediyor.

1525’ te Marmaris, Muğla Sancağına bağlı bir “ KAZA “ oluyor.

1545 Rodos Seferi dönüşünde Marmaris Kalesi’ nin ve Hafza Sultan Kervansarayı’ nın yapımı tamamlanıyor.

1565’ te Marmaris’ ten dünyaya yalnız burada çıkarılan ve Avrupa’ da büyük sükse yapan SIĞLA YAĞI’ nın yıllık 100.000 kiloya kadar varan ihracatına başlanıyor.

1800-1850 Mısır ve Suriye Savaşlarında alınan esirler Marmaris’ e getiriliyor.

1913 1. Dünya Savaşı’ ında bir Alman zırhlısı Marmaris Limanına sığınıyor.

1914- Fransız Donanması, Marmaris Kalesi’ ni topa tutuyor ve büyük tahribat oluyor.

1919-Sevr Antlaşmasına dayanarak İtalya ve Yunanistan aralarında anlaşıyor ve İtalyanlar bölgeyi işgal ediyor.

1922 Temmuz’unda İtalyan askeri Marmaris’ ten ayrılıyor ve Marmaris kurtuluyor.

1957-Marmaris, 7.1 ve 7.3 şiddetindeki depremde neredeyse tamamen yerle bir oluyor. Burada yalnızca 24 kişi kalıyor.  Sadece Marmaris Kalesi ile çevresindeki tarihi binalar ayakta kalabiliyor…

MARMARİS ve ÇEVRESİNDEKİ ANTİK KENTLER: Marmaris sınırları içinde kalan başlıca antik kentler; PHYSSKOS (Beldibi-Asartepe), AMOS (Hisarönü-Turunç), BYBASSİOS (Hisarönü), SYMA (Bayırköy), LARMNA (Bozburun), THYSSANOS (Söğütköy), PHOENİX(Taşlıca), LORYMA (Bozukkale), KASARA(Serçe Limanı), KEDRAİ(Sedir Adası), EUTHENA ve AMNİSTOS) Karacasöğüt), PHYSKOS dahil tüm kentler, küçük Karya kentleri Ama diğerlerinin neredeyse tamamından bu güne ulaşan kalıntılar kale ve sur kalıntılarından öteye geçmiyor…

PHYSKOS-PHYSCUS-FYSKOS-FİSKUS-FİSKOS: Yörede ilk liman kenti ve diğer yerleşim birimlerinin merkezidir. FİSKOS, Karya dilinde “DOĞAKENTİ” anlamına gelir. Bu güzel isme neden de doğanın bütün unsurlarını ve güzelliklerini bünyesinde bulundurmasıdır. Tarih boyunca Güneybatı Anadolu’ da var olan egemenliklerin Akdeniz’ e, özellikle Doğu Akdeniz’ e açılan tek ve önemli limanı olmuştur. MYLASA, ALABANDA, TRUVA gibi önemli başkentleri PHYSKOS’ a bağlayan karayolu ağının BERGAMA, EFES, MİLETUS eskiden beri var olması, limanı denizaşırı ilişkilerde, özellikle “ülkelerarası” Mısır’ la önemini yineleyerek vurgular.

                Değerli okurlar, bu kadar önemli bir ilçemizi, bunca güzel doğa kentimizi, YEŞİL MARMARİS’ imizi ne yazık ki, koruyamadık… Son yıllardaki yangınlar, ilçemizin yeşil örtüsünü alıp götürdü… Son kalan parça parça yeşil örtülerini de ne yapıp etmeli ve korumalıyız, yangın canavarına ve diğer açgözlü canavarlara yedirmemeliyiz. Marmaris’imizin bu kadar antik değerlere sahip olduğunu ve bünyesinde barındırdığını birçoğumuz bilmiyoruz. Anadolu (muzun ve diğer ülkelerden yurdumuza gelen gezginlerin neden Marmaris’imize akın ettiğinin farkında olmalıyız. Bodrum doğasını soyup soğana çevirdiler, bari Marmaris’imizin kalan yeşilini, doğasını kurtarabilmek için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız…

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI