TARİHİN GÜNE DÜŞEN GÖLGESİ

TARİHİN GÜNE DÜŞEN GÖLGESİ

"Yıllardır aradığı kitabın, İstanbul'un diğer ucundaki bir sahafta olduğunu öğrenen genç kız, her tarafın karla kaplı olduğu, soğuk bir kış gününde o kitabı almak için yola koyuldu." Diyordu okuduğu kitabın ilk cümlesi ve o artık kitabın içindeydi. Yürüdükçe soğuğu daha çok hissetmeye başladı. Yurttan çıkarken arkadaşının son anda eline tutuşturduğu şala iyice sarındı, beresini kaşının üstüne kadar indirdi, elleri ceplerinde, aklında bu havada vapur kalkar mı, kalkmaz mı? sorusu. Botlarının sertleşmiş karların üzerinde çıkardığı ritmik sese nota uydurmaya çalışırken, ayakları iskeleye gelmişti bile ve hemen atladı, kalkmak üzere olan Kadıköy Vapuruna. İçerinin sıcak havası sarmalayınca anladı dışarının ne kadar soğuk olduğunu, pencere kenarına oturup hafiften atıştırmaya başlayan karın denizde hemen kayboluşunu izledi. Yan tarafta kalabalık bir genç grubu vardı, neşelilerdi, şarkı söylüyor ara ara sloganlar atıyorlardı, gelip giden seslerden anlaşıldığı kadarıyla "Özgürlük ve Demokrasi Mitingine" gidiyorlar ve orada yapacaklarını konuşuyorlardı. Birden onların içine katılıvermek geçti aklından ama ödev yapması gerekiyordu, zaten onun için çıkmıştı bu havada. Kitabı hatırladı ceplerini yokladı yazdığı not yok, masanın üstünde kalmıştı.

Yazarı hatırlayamadı ama adını hatırladı "Toplumsal olaylar sırasında insan davranışlarının tarihsel incelemesi" içinden güldü kitaba ne gerek var, örnek önünde mitinge git canlı canlı izle dedi. Ama bu sadece bir boyutu idi tarihsel kısmı kitaptaydı ve o kitabi bekleyen üç kişi daha vardı.

Vapur iskeleye yanaştı, o gençlerle birlikte indi, onlar sağ tarafa doğru yönelirken, o Üsküdar dolmuşlarının kalktığı yöne doğru yürüdü sepeleyen karın altında. Onlarla gidip gitmemek arasında vicdan muhasebesi yapıp, kendini haklı çıkaracak bahaneler ararken.

Sora sora sahafı buldu. Dışarıdan izbe bir yer gibi görünüyordu, bu havada bu kadar yolu boşa gelmiş olabilirim diye aklından geçirirken, kapının arkasındaki masada oturan yaşlı adam gözlüğünün üstünden bakıp, bilgece bir gülümsemeyle "buyur kızım" deyince ortalık aydınlandı.

Kitabın adını söyledi yaşlı adam, o kitabı anlamak için okuması gerekli iki kitap daha önerdi, oturup o kitapları inceledi. Emekli bir tarih öğretmeni olan adam ona yol gösterdi, not almasına izin verdi, o arada rafları inceleyen iki genç çıkmıştı biraz sohbet ettiler. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadı saat ikiye geliyordu, havanın ne yapacağı belli olmazdı, hemen kalktı. Sahaf dükkânlarındaki kitap kokusunun, köşede bucakta üst üste yığılı dergilerin, eski mecmuaların arasında kendini kaybettiği çok olmuştu. Bazen annesinin kalıp çıkardığı Burda veya Güler Erkan dergilerinin arasında küçükken giydiği bir elbiseye rastlar o günlere dönerdi, bugün onu yapamamıştı.  Sahaftaki adamı hangi sınıflamaya sokacağını düşünürken Kadıköy İskelesine gelmişti ve miting alanından atılan sloganlar burada yankılanıyordu.

Vapurda yerine otururken yine sahaftaki adam geldi aklına ve yakınlarda duyduğu "kendi düşer sahafa" sözüyle bağlantı kurmaya çalıştı. O adam, orada çalışan değildi. O dükkândaki her şeyin en değerlisiydi. Düşünceler sayıklamayla karışık uykuya geçince, miting alanında gördü kendini onu almıyorlardı meydana, ama mazeretim var bak mazeret belgemi getirdim diye kitabi gösteriyordu.

Akşam ödev yapmak için oturduğunda tarihi iki satırla geçiştirip, bugün yaşadıklarını yazmaya karar verdi, "Toplumsal olaylar karşısında insan davranışları" bundan daha güzel anlatılamazdı.

Güzel kitapmış basım tarihi 1970 mi, 75 mi? yazıyordu seçemedi rakamlar silinmiş mi, yoksa yanlış mı yazılmış? 2025 de olabilirdi.

 Fatma Ayhan 5 Nisan 2025 Marmaris

 

 

 

 

 

  

YAZARIN DİĞER YAZILARI