EMEKLİLERİN DRAMI!

EMEKLİLERİN DRAMI!

 

 

Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Mazide muktedirken bütün kuvvetiyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur.

Mustafa Kemal ATATÜRK

 

"Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!"

 

Ben bu sloganı çok seviyorum. Aynen Mustafa Kemal'in Sakarya Savaşında, "Hattı Müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır" sözünde olduğu gibi.

 

Hak arama mücadelesi tüm emekçi kesimlerin birliği ile elde edilir. Fakat bizim ülkede hak aramak bireysel, ya da küçük gruplar halinde devam ediyor. O nedenle hak aramak imkânsız gibi, kısır bir döngüde dönüyor. Bir iş yerinde işçiler hakkını alamadığı için greve gidiyor. Gerek iktidarların gerek işverenin baskıları sonucunda, genelde başarılı olunamıyor. İşçilerin bu baskılardan kurtulmasının tek yolu tüm sendikaların, emekçi kesimin birlik ve beraberliği sayesinde olur. Şimdi diyecekler, işçi sendikalar, konfederasyonları böyle bir durumda, Cumhurbaşkanı "ülke güveliğini tehdit ediyor" diye grevi erteliyor, biz ne yapalım diyebilirler. O zaman şunu belirtmekte fayda var; ülke güvenliğini tehdit etmeyen birçok grev vardı, o zamanda niye birlik olup destek vermediniz diye. Ayrıca Cumhurbaşkanını ertelediği birçok grev kararı "ülke güvenliğini tehdit etmiyordu, neden ses çıkarmadınız diye sorulabilir. "Hak verilmez alınır" sloganı boşa düşmüş oluyor!

 

Ülkenin büyük nüfusu asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. İsçi sendikaları askeri ücretin artırılması için genel grev kararı alamıyorlarsa, komisyonda süs saksısı gibi boy gösterirler. "Efendim sözümüz geçmiyor" demeleri de acizliklerinin itirafıdır, toplumun gazını almaktan öteye gitmez, pasivize eder. Zaten birçok sendika başkanının sanki işverenin memuru gibi hareket etikleri sanısı var!

 

İşçi sınıfı açlık sınırının altında maaş alırken, emekliler açlık sınırının üstünde mi, maaş alıyorlar, tatbikî hayır. Özelikle AKP-MHP iktidarında emekliler açlık sınırının çok altında maaş almaktadırlar, sürünüyorlar! 16-17 Milyon emeklinin olduğu bir ülkede, emekliler sürünüyorlarsa, haklarını alamıyorlarsa, birlikte hareket etmemelerinden kaynaklanıyor. Birlik ve beraber hareket etmeyen emeklilerin çok fazla yaptırım güçleri de yoktur. Emeklilerin en önemli yaptırım gücü, 4-5 yılda yapılan gelen seçimlerdeki oylarıdır. Diğer bir durumda haklarını alma umudu sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının desteğine bağlıdır. Bugün emekliler bir parti kursa, tek başlarına iktidar olurlar ama güçlerinin farkında değiller. Yıllardır yalanlara inanıp kendilerini açlığa sürükleyenlere oy veriyorlar. Bir diğer konuda emekli sendikalarının, derneklerinin çokluğu, bölünmüşlüğü hak aramada olumsuzluk yaratıyor. Emeklilerin meydana çıkıp hak aramalarında bile, basın açıklaması yapan emekli sendikasının bırakın üyelerini, yönetim kurulunun tümü bir arada olamıyor. Ondan sonra "2000 yılından sonra emekli maaşı bağlama oranı %76 idi, 2000-2008 arası %65 idi, bugün ise%45'e düştü" gibi söylemlerin hiçbir faydası yoktur. Bildiriler okunur, iki şık şık resim çektirilir, sonra herkes evine gider, belli zaman unutulur. Hatta Devrimci Emekli Sendikasının (DİSK) basın açıklaması yaparken, topluluğu ve pankartı gören emekliler destek olacakları yerde, birçok emekli korkulu bir yüzle bizden uzaklaşıyordu. İnsan düşünmeden edemiyor, tüm emeklilerin maaşlarının artırılası için mücadele edenlerden neden kaçarlar? Kendini açlığa sürükleyenlere neden oy verirler? Bunun sosyolojik, psikolojik, "KORKUYOLOJİK" boyutlarının ayrıntılı bir şekilde incelenmesinde fayda var diye düşünüyorum.

 

Tüm emekçiler bir araya gelmediği sürece açlık sınırının altında yaşamaya mahkumdurlar!

 

Saygılarımla.

 

 

"Ya hep beraber ya hiçbirimiz"

Ben bu sloganı çok seviyorum.

Yıldızlara bakarken düşünmeyi,

Birde şafakta doğan güneşi.

Aydınlanırken hareketi,

"Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan"

Ben bu sloganı çok seviyorum.

 

Yerin altındaki kazma sesini,

Kömür karası işçi yüzünü,

Tükenen ömrünü, alın terini,

"Ya hep beraber ya hiçbirimiz"

Ben bu sloganı çok seviyorum.

 

Rap rap yürüyen emekçileri,

Paylaşıp birlikte üretenleri,

Yollara düşüp hak arayanları,

"Birleşe birleşe kazanacağız"

Ben bu sloganı çok seviyorum.

 

Barışın bayrağını dalgalandıran,

Adaleti, eşitliği, kardeşliği savunan,

En zor zamanda bile sevgiyi yayan,

Doğayı seven, umudu diri tutan,

"Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için"

Ben bu sloganı çok seviyorum.

 

Ne dağlar dayanır ne de sömüren,

Hakkın alır ölümüne direnen,

Kazanır fermana boyun eğmeyen,

"Bir olalım, iri olalım, diri olalım"

Ben bu sloganı çok sevdim.

 

Kemal GÜRBÜZ

Şair, Yazar-Devlet Sanatçısı.

14.02.2026

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI