Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklanan Başkan Muhittin Böcek, 'etkin pişmanlık kapsamında' verdiği ek ifadede çarpıcı iddialarda bulundu. Son ifadesinde de; "Ekrem İmamoğlu'nun adaylık karşılığında kendisinden 15 milyon Euro talep ettiğini ve bu paranın 5 milyon Euro'luk kısmını ödediğini" ileri süren Böcek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediğini iddia etti... Ayrıca, 2024 Yerel Seçimleri öncesinde kendisinden bir de 'Helikopter' istediğini de söylemiş.
Daha önce de yazmıştım; "Her partide 'Ön Seçim' yapılmadan, Genel Merkezlerden 'Atamalar' yapılırsa eğer, işte Muhittin Böcek gibi 'Börtü-Böcekler' aday olur, bir gün gelir başınıza belâ olur, sonuçları da işte böyle olur" demiştim değil mi? Ön Seçim olsa, bunların ciğerini bilen partililer, hiç bunun gibileri aday yapar mıydı, ha!?
Bu adama hemen sormak gerek; "Ulan 15 Milyon EURO, bugünün parasıyla kaç TL eder? Bir EURO '53.125 TL' ettiğine göre; '15.000.000 Euro X 53, 125 TL = yaklaşık olarak '800.000.000 TL' eder. Sen Belediye Başkanlığın boyunca kaç TL maaş alıyorsun da, bu kadar parayı peşin olarak birilerine rüşvet verebiliyorsun!? Demek ki, senin 5 yıl boyunca buradan sağladığın rant 'Milyarlarca TL' olmalı ki, sen bu rüşveti peşin ödeyebiliyorsun!? İyi de, burada esas sorgulanması gereken rüşveti talep eden İmamoğlu mudur, yoksa, bunca rantı cebine indiren Muhittin Böcek ve ailesi midir!? Herkes bu durumu biraz düşünsün artık yahu!..
Bunlar paçayı kurtarmak için, yine bir yerlerin talimatlarıyla yeni çıkış yolları arıyorlar!.. Göreceksiniz ki; bu suçlamaları da belgesiz ve kanıtsız olarak yine boşa düşecek gibi görünüyor, ya sizce ne olacak !?
Bu haberler üzerine hapse attıkları Ekrem İmamoğlu'ndan da bir teklif gelmiş, diyesiymiş ki; "İllâ dışarı çıkman için birilerine rüşvet verdiğin haberlerini taksit taksit açıklayacağına, bunların tamamını birden söyle, altına da imzanı at, bu yolla paçanı kurtar!.. Ya söylediklerin yalan çıkarsa, seni sonra kimler kurtaracak, biraz da onu düşün artık!" demiş.
Son günlerde durduk yerde seçildikleri partilerinden istifa edip de, özellikle 'İktidar Partisine' kapağı atan Milletvekilleri ve Belediye Başkanları sayıları, geçmiş dönemleri bile çırayla aratır hale geldi. Biliyorsunuz, 1970'li yıllarda da merhum Demirel'in sürekli Başbakan olduğu "Milliyetçi Cephe Hükümetleri" vardı ya? Hükümet kurmanın bıçak sırtı olduğu bu yıllarda birçok parti, birçok Milletvekili, partilerinin Tüzüğüne, Yönetmeliğine ve Geleneklerine rağmen, sırf iktidarda olmak için yapmadıkları kalmamıştı. 1979'daki 'Ecevit Hükümeti'nin de "Güneş Motel"de nasıl kurulduğunu herhalde hatırlıyorsunuz? Ya 1990'larda Afyon Vekili 'Kubilay Uygun' un (Fırıldak Kubi' nin), kısa sürede tam '7 Parti' birden değiştirdiği günleri diyorum!.. Yıl olmuş 2026. Bugünküler, onları bile geride ve gölgede bıraktılar artık!..
İşin ilginç tarafı ise şu: "Aklı başında, saygın, halkın işini görür" diye seçilen bunca insanın, bir başka partiye geçerken hiç de utanıp-sıkılmadıklarını, yolsuzluk ve rüşvetle suçlandıkça yüzlerinin bile hiç kızarmadığına tanık olduk, yazıklar olsun!.. Bizim Anadolu insanımız böyle değildi, çeyrek yüzyılda ne oldu bunlara!? Sakin KOŞAR.