Uzlaşıyı Seçen Kent; MUĞLA
Mehmet Ali Solak
2026 yılında ülkemizde sıkça konuşacağımız 'su krizi'nin de ele alındığı bol gündemli ve bol yağışlı bir günde Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi'ni izledim. Söylemem gereken şu ki; uyumlu mecliste, pasta gündemi de vardı. Başkan Gonca Köksal Aras ile birlikte Ocak ayında doğan çok sayıda Meclis üyesine sağlıklı yıllar dilerim.
Toplantıda; 2025 yılı değerlendirmesini paylaşan MBB Başkanı Ahmet Aras ve Meclis katipleri, anlaşılır bir dille örnek bir meclis toplantısına ev sahipliği yaptı. Bir an kendimi, kavgasız gürültüsüz TBMM'de hissettim desem abartı olmaz. Muğla'nın tüm ilçelerine yönelik katılımcı bir anlayışla hizmet ve yatırım seferberliğini başlatmak, ortak aklın, akıllı insanlarla yürütülmesi gerektiğini hatırlattı bana.
Ülkemizde her dönemde seçim yaklaştıkça, siyasi çekişmelerin, tartışmaların, transferlerin ve de belirsizliğin yaşandığı ülkemizde, Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi'nde sözünü ettiğim demokrasi atıklarını görmemek keyif verici idi. Hizmetin olduğu yerde elbette eleştiri de olmalı övgü de. Ancak eleştiri, saldırı niteliği taşımamalı. Bir diğer önemli husus; eleştirilere kulak verilip verilmemesidir.
Siyasetten uzak, yatırıma ve hizmete dönük atmosfer, bedenime değil ruhuma ayrı bir sıcaklık yaşattı. Yerel Eşitlik Eylem Planını hayata geçirmek için adım atan Muğla, demokrasinin en güzel yanı olan, sözün özgürce söylendiği ve söylenebileceği bir Meclisi örneği sergiledi. Katılımcı anlayışına geçişte, kullanılan uzlaşıcı ve saygın dil hem belirleyici hem de etkileyiciydi.
Kova burcuna sahip olan Başkan, toplantı boyunca kovasına nazar boncuğu doldurdu. Allah nazardan saklasın, demek çok daha kolay olsa da alın terinin olduğu yerde nazarın olmadığı söylenir ya, Meclis çalışmalarına da belli ki bin bir emek verilerek, alın teri dökülerek hazırlıklar yapılmıştı.
Gündem maddeleri içerisinde bağış yapan hayırsever Hüsnü Balcı da vardı (örnekleri çok olsun), Muğla'da altyapıda devrim yaratması beklenen MUSKİ'ye bedelsiz tahsis edilen alanlar da. Hatta; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başta olmak üzere milletvekillerine, valiye, kurum ve kuruluşlara ortak hizmet anlayışına katkıda bulunan herkese minnet ve şükran teşekkürü de.
"Mezbeleliği ortada bırakamayız" diyerek, kamu zararı olmadan yapılmak istenen hizmetlere gelince; doğrusunu söylemek gerekirse, anlayamadığım şey, ilçenin tam göbeğinde altından dere geçen Muğlalı İşhanı'nın yeşil alana dönüştürülürken, Valinin buna neden karşı çıkmış olabileceği idi. Depremi yaşamış biri olarak, deprem bölgelerinde halen dereleri imara açmanın mantığı olabilir mi?
Ülkemizde Ocak aylarında yaşanan olayları da hatırlatan Başkan Aras, aramızdan zamansız ayrılan ülkemizin onur abidelerinden Uğur Mumcu'yu, Gaffar Okan'ı da saygıyla anmaya vesile oldu. Zaman zaman canımız acıdı Kartalkaya faciasına gittik. Olası yangınlarda Muğla'nın kendine özgü ahşap dekoru için 'yanmaz boya' arayışı ve alınacak önlemler de konuşuldu.
Mecliste; 'kardeş kent' Defne de gündemdeydi. Mitolojik tarihe göre; Tanrı Apollon'un Defne'ye sevdalandığı Hatay'ın Defne ilçesinde, depremde olduğu gibi deprem sonrasında da vefalı Muğlalıların eseri olacak Gastronomi Merkezi ve Çok Amaçlı Sosyal Tesise 120 milyonluk destek önerisiydi. Tüm gündem maddeleri gibi o da oybirliği ile karara bağlandı. Başkan Aras, Hatay'da afet sonrası yaraların sarılması, sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi ve toplumsal yaşamın yeniden canlandırılması adına depremde büyük ölçüde hasar gören Hatay'da sosyal dayanışmayı arttırmayı ve iyileşme sürecine katkı sunacağına inandığı projeyi paylaştı. Ardından temel atma törenine, Meclis üyeleriyle birlikte gitmeyi de. Atatürk'ün isim babalığı yaptığı Hatay'a, Muğla halkı adına Meclisin gösterdiği vefalı yaklaşım alkışa değerdi. Dilerim, mimarisi ve geleceğe dönük işletmesi ile Muğla-Hatay dostluk köprüsünde kalıcı bir esere dönüşür.
CHP'nin çoğunlukta olduğu Meclis'te; AK Parti Meclis Üyesi Duygu Pınar Marçalı Doğru'nun "Allah bir daha göstermesin" diyerek, Hatay'a yapılan yatırıma destek veren sözleri de vefalı bir yaklaşımdı.
"Her güzelin bir kusuru vardır" özlü sözden hareketle, ayrıştırmayı ortadan kaldıran, ayrısı gayrısı olmayan Mecliste kusur aramak asla aklımdan geçmezdi. Ancak, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde duruşma salonunda ifade veren birisi ya da güvenlik şeridi çekilmiş olay yerinde hissini yaşatan bir yerde izledim toplantıyı. Basının ilgisini çekmeyen toplantıda, güzel ve geniş bir salonda basına ayrılan bölümü de masa eklenseydi daha şık olurdu. Bilinen bir şeydir, gazetecilerin not alması için de gerekli.
Sözün özüne dönersek, suyun tuzlandığı ve bittiği bir dönemde, kesintisiz su arayışında bir ilki gerçekleştirecek olan Muğla, birlik ve beraberlik ve uzlaşı kültürü ile sorunlarını aşabilir ve gelecek nesillere yaşanabilir, örnek bir kent bırakabilir. Bu o kadar zor değil!..