SİZE, SORUNUNUZLA İLE İLGİLİ YARDIM EDEMEM

SİZE, SORUNUNUZLA İLE İLGİLİ YARDIM EDEMEM

Genç bir yurttaş karşıdan dikkatli şekilde bakıyordu. Sanki selamlaşmayı bekler bir hali vardı, şahsa 5-6 adım mesafedeydim, yaklaşıp: "Çok dikkatli bakıyorsunuz, hayrola?" diye sorunca: "Evet ağabey, sizi bekliyordum" Dedi. Merak ettim. Kendini tanıttı ve birlikte, çarşıya doğru yürüyüşe geçtik. Oturabileceğimiz uygun bir yere yöneldik ve bulduğumuz banklardan birine oturduk. Hava ılık: "Eveet, şimdi söyleyin bakalım, beni niye bekliyordunuz?"

"Bedri bey! Ben bu şehre on beş yıl önce yerleştim. Akademik eğitimimi de, burada aldım. Eşim ev hanımı, bir kızım var, kirada oturuyorum." Diyerek söze başladı. "Bedri bey, kapıda öde yöntemi ile yapılan internet alış/verişlerinde çok şükür bu güne kadar yemediğim kazık kalmadı. Ne utanmaz, ne sahtekâr, ne düzenbaz insanlarla karşı karşıyayız, tahmin edemezsiniz! Aklımı yitirmediğime şükrediyorum! Adamlar adeta bu işler için yaratılmış ve sanki mektebinde okumuş. İnsan kandırmak ve para kazanmak konusunda mastır yapmadıkları kalmış. Dolandırmayı çok iyi biliyor, reklamlarında hoşlanacağınız gayet güzel ve albenili görüntü sunuyorlar. Çok hoşunuza giden ve gösterisi ile işinize yarayacağını, içinize sindirerek kabullendiğiniz çeşitli elektronik araç ve gereçlere rastlıyorsunuz. Çeşitli ev eşyaları; mutfakta kullanabileceğiniz kalite ve şıklıkta oldukça güzel gereçler. Tam da, aradığınız gibi! Görünce ilgileniyorsunuz.

Ayrıca ev içinde yapacağınız ufak tefek onarım ve tamiratlarda, kolaylık sağlayan diğer alet ve edevatlar, sıklıkla bilgisayar ekranında, marifetleri ile sunuluyor. Bakıyorsunuz ve çok beğeniyorsunuz. İçinizden tam benlik, işte aradığım! Diyorsunuz. Ve hemen sipariş veriyorsunuz. 3-4 gün içinde geliyor. Açıp bakıyorsunuz ki, içinden çıkan, ekranda gördüğünüzden nicelik ve bazısı da, nitelik olarak farklı! Saniyelik şaşkınlıktan sonra, yine de bir kere deneyeyim bari belki işe yarar diye düşünüyorsunuz. Elinize alıyorsunuz, çalıştırmayı deniyorsunuz, çalışmıyor! Böylece işe yaramaz gönderinin, parasını ödediğinizle kalıyorsunuz!

Sinirler tepenizde, gönderen karşınızda olsa belki kafasına çarpacaksınız! Odada yalnızsınız: Tövbe estağfurullah, deyip yüreğinizin şişini indirmeye deniyorsunuz. Allah'ım! Neden benim başıma, hep böyle sıkıntılı sorunlar gelir? Diye kendi kendinize soruyorsunuz. Hasbünallahhü ve Ni'mel vekil duası ile şer takımını Allah'a havale ediyorsunuz. Ama içinizden de, şöyle mırıldanıyorsunuz: Hikmetinden sual olunmaz, ama benim gibi namusuyla kazananı yarattın da, dolandırıcıyı niye yarattın be Allah'ım? Deyince, dolandırıcıların ilahi adalet tarafından cezalandırılacağını inanıp biraz rahatlıyorsunuz.

Aradan zaman geçiyor, bir ara gözünüz yine mükemmel bir elektronik araç reklamına takılıyor.(Eee! Vallahi sende hırlı değilsin haa!) Yüzümün bu alış verişlerde, gülmemesi nedeniyle, araya Şeytan giriyor: "Bak! Arayıp ta bulamayacağın bir şey, karşında duruyor! Gel beni al, diyor!" Bu seferde: Acaba yine olumsuz bir durumla karşılaşır mıyım? Diye korkuyorum ve Şeytana kanmıyorum, satın almaktan vazgeçiyorum. Soluğu mutfakta alıp, bir şeyler atıştırıyorum. Ama o melun Şeytan: "Biliyorum aklın fikrin o elektronik cihazda! Bende çok beğendim, tam sana göre, bir daha bulamazsın git al şunu! Korkma kandırılmayacaksın, Namuslu ve dürüst bir Şeytan olarak, sana söz veriyorum!" Bu kez Şeytan uyuyorum, inanıyorum, güveniyorum ve dönüp bu son olsun diyerek tekrar istiyorum. Birkaç gün sonra geliyor, paketi açıyorum ve yine hüsran.(E, tabii hüsran! Sen aklına güvenmeyip de, iradene hâkim olamazsan ve o Şeytana uyarsan, olacağı budur!) Yine hüzün, yine sinir!"

"Yazıklar olsun size diyorum. Biz nasıl bir toplumuz böyle Bedri Bey? İnsan kandırmakta üstümüze yok vallahi. Niye dürüst olamıyoruz? Niye hep kandırılıyoruz?" Yurttaş öfkeleniyor, sesi yükselmeye başlıyor. Gelen geçen, borçlu olduğumdan ödeme yapmadığımı sanacak, dönüp bakıyorlar. Neyse, dinliyorum gazını alıyorum anlatımını sonlandırıyorum. Yoksa genç adam öfkesini benden çıkartacak.

"Sizi anlıyorum" Diyorum! "Reklamda gördüğünüz ürünle, gönderilen ürün arasında fark olduğunu, reklamı yapılan ürünün mükemmel, ancak gönderilenin bir rezalet olduğunu, bu durumun canınızı burnunuza getirdiğini, aldıklarınızın hiçbirinden sevinemediğinizi, sonuç olarak hep aldatıldığınızı söylüyorsunuz" Deyince:  "Aynen öyle Bedri Bey!" Diye yanıtlıyor.

"Bak delikanlı!" Deyip,  "Bu konuyu devlet çözümler. Devlet, yurttaşını; ahlaksız ve sahtekârlardan koruyabilmek için, bir takım yasal tedbirler almıştır, ilgili makamlara şikâyet edeceksin. Yoksa bu ahlaksızlar fırsat buldukça, ananızı öper. Size sorununuzla ilgili yardım edemem! Ama şöyle düşünüyorum: Sanırım gezegeni saran bulaş nedeniyle, her şey sil baştan olacak! Yazılanlar, yorumlar, haberler böyle. Artık eskiye dönülmeyeceği gibi, her şeyin yeni baştan düzenleneceği, genel kabul gören varsayım."

Sırası ve yeri gelmişken, söyleyeyim! Aslında büyük ve güçlü bir ülkenin yurttaşıyız, bu nedenle kendi adıma gururluyum. Rahmetli İnönü yıllar önce, Time dergisine verdiği röportajda: "Yeni bir Dünya düzeni kurulur, Türkiye'de orada yerini alır!" Demişti! Ve şimdi o yeni Dünya düzeni kurulacak ve Türkiye'de, oradaki yerini alacaktır.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI